Efe'nin yaşı

Lilypie Fourth Birthday tickers

18 Ekim 2012 Perşembe

15 aylık olurken Efe..

Doktor kontrollerimiz artık daha seyrekleşince ay dönümleri unutulup yazılar da yazılmamaya başlandı haliyle..
Hazır aklıma gelmişkeenn son zamanlarda neler yapıyoruz bir gözatalım;

* Efe son 2 aydır bezini her açtığımızda pipisini tutmaya bayılıyor..Ciddi ciddi tutuyor.Kafasını dağıtmaya çalışıyorum falan alışmasın diye ama bazen işe yaramıyor.. Çok da komik oluyor.

* "Efe çok çiş yapmış mı?Bezini değiştirelim mi?" dediğimizde hemen elini bezine götürüyor, bazen elimden tutup beraber bez alıyoruz..

* Son 1 haftadır uyumaya giderken anneannesi "yat borusu" çalıyormuş.. Yok yok gülmeyin.. ellerini ağzına götürüp "dütdürüdüüüütt" diyor ve öyle yatağa koyuyormuş.. O sesi duyunca anlıyormuş ki uyku vakti.. Dün akşam elimden tutup mutfağa doğru gidiyordu uyku saatinde.. Hemen yat borusunu çaldım, yönünü değiştirip yatak odasına gitti ve yattı..:)

* Bulaşık makinesi en sevdiği oyuncak. Kapağını saatlerce açıp kapatabilir, sepetleri saatlerce çekip geri itebilir.. Hiiç sıkılmadaann.. Çok ilginç geliyor bize..

* Bir zamanlar yoğurdu yedirmek için denemediğimiz yol kalmamıştı. Meyveyle karıştırdık, kekle karıştırdık,yemekle karıştırdık, balla karıştırdık..Şimdilerde ise sek yoğurda bayılıyor..Kavanozu görünce çıldırıyor.

*Hipp in çocuk bisküvisi de favorilerimizden. Salondayken eğer canı istemişse elinden tutup mutfağa götürüyor ve olduğu rafı işaret edip istediğini belli ediyor. Bazen de erişebileceği bir yerde bıraktıysak kendi uzanıp elini daldırıyor kutunun içine ve yiyor afiyetle..

* Yeme alışkanlıkları değişiyor cidden. Eskiden ne versek hapur hupur yerdi şimdilerde yemek beğendiremiyoruz.. Köfte, pilav kabulümüz, bayıldığımız bulgur pilavı/taze fasulye kesinlikle tükürülüyor. Balık bir yeniyor, bir yerlerde yerini alıyor. Kabak yemeği de aynı şekilde.. Nazar değmesin kıymalı tarhana çorbasına çıldırılıyor. Ve ne hikmetse Hipp'in mamalarına her daim bayılınıyor.. İçine ne koyuyorlarsa... Kahvaltı ise şiddetle reddediliyor hala.. Ama ne verdiğimize bile bakmadan.

* Süt manyaklığımız devam ediyor. Günde 400 ml inek sütümüz hüppp diye bitiriliyor. Daha olsa içecek, o derece.. (Maşallaahh)

* Hiç istemediğim halde gece Aptamil ile beslenmelerimiz de devam ediyor. Cansu'nun kuzeninin önerisiyle Aptamili seyrelterek koymaya başlamıştım geçtiğimiz haftalarda. Yani mesela arkasında 30ml suya 1 ölçek aptamil diyor. Mesela 120 ml suya 4 ölçek yerine 2 ölçek falan koymaya başladım.. Acaip huysuzlaştı, gecenin bir yarısı uyanıp deli gibi bağırıp çığlık atmaya başladı. Gece beslenme sayımız azaldı ok ama çığlıklarla uyumaya başladı. 3-4 gün sonra geçer dedim..(malum alışması için o kadar zaman yeter derler ya).. yok.. gittikçe daha kötüye gitmeye başladı, ben de eskisi gibi tam ölçek vermeye döndüm.. Napalım varsın bir süre daha gece beslensin.. Elbet zamanı gelip kendini hazır hissedince bırakır.. Şu an gece uykusuna yatarken 210 ml aptamil hazırlıyoruz.. Bazen onu bitirmeden uykuya dalıyor, bazen bitiriyor. O bittiği zaman 120ml lik hazırlıyoruz.. Çoğunlukla bu ikisi yetiyor ama diş çıkartma dönemiyse vay halimize.. üstüne bir 90ml lik bir de 60 ml ilik içmeden sabahı göremiyoruzz..

* Sabahları 7.30-8.00 gibi uyanıyor. Günde 1 kez uyuyor öğle yemeği sonrası. Genelde 2-3 saat..Akşamları öğleden sonraki kalkış saatine göre 21.00-21.30 gibiy atıyor yatağına, kimi zaman 5 dak içinde, kimi zaman ise 1 saati buluyor uyuması.. Arada bağırıyor yanına gitmem için. Gidip iki dakika ninni söylüyorum ve çıkıyorum tekrar..Gece genelde 12.30-01.00 gibi  ve 04-05 arası uyanıyor ve süt içiyordu normalde, son 1 haftadır gece 3 -5 arası uyanıyor ve süt istiyor.. Kalkıp biberonunu verip geri yatıyorum.. Bazen de beni hiç kaldırmıyor, bir bakıyorum sabah olmuş. Odasına gittiğimde görüyorum ki kalkmış gece ve başucundan biberonunu alıp içmiş.. :)

* Bilgisayar tuşlarına basmaya bayılıyor. Biz lap topı açınca kurtaramıyorduk, annem çalışmayan, eski lap top ını getirdi de rahatladık.. O laptopın oğlumun elinden neler çektiğini görseniz. Tuşlarını çıkartıyor, üstüne basıp zıplıyor, içine oturuyor koltuk gibi..

* Bu aralar ara sıra bizim gibi sandalyede oturma isteği başgösterdi. Kahvaltı ederken veya yemek yerken bir anda bağırıp sandalyeye çıkmak istiyor..5 dak oturup iniyor sonra..

* En büyük sıkıntımız; birçok şeyi bağırarak anlatmaya çalışıyor. Bu huyundan vazgeçirmeye çalışıyoruz.. İnşallahh başarıcaz.

* Altan'ın kemerleri ve kravatları da vazgeçilmez oyuncaklarımız.

* Artık bizim yatağa ve salondaki koltuklara yardımsız çıkabiliyor. Akşam babası geldikten sonraki rutinimiz; baba gelir ve Efe'yi kucağına alır. Birlikte yatak odasına, babanın üstünü değiştirmeye giderler. Baba Efe'yi yere bırakır, Efe hemen yatağa çıkar, oturur ve bekler. Baba, kemerlerinden birini alır, Efe'ye verir.. Efe biraz oynar, evirir çevirir. Sonra babayla banyoya gider, babanın elini, yüzünü yıkamasını bekler..

* Artık pusette oturmak istemiyor, otursa da yan dönüyor, arkasına bile dönüyor, ayağa kalkmaya çalışıyor..

*  Konuşmasında çok büyük gelişme yok. Malum erkek çocuklar daha geç konuşuyor hep söylenen bir gerçek sanırım. En çok söylediği kelime "Apmaaa"-yapma demek oluyor bu kelime.. Çok cilveli söylüyor ama..Anne, hade, gel, abbaa(atta yani),baaaabaaa da arada  kullandığı kelimeler. Baybay yapmaya bayılıyor. Bir ara hoşgeldin dediğimizde tokalaşıyordu, şimdilerde bıraktı..

* Geçen gün masal okudum bir tane.. Çok hoşuna gitti, koşarak gelip boynuma sarıldı. Masal bitince gidip bir tane daha kitap getirdi ve okumamı istedi.

* 2 ay önce nesneleri sürekli atma huyu vardı. Artık atmıyor. Birşeyi bırakmak isteidğinde çoğunlukla ıııhhıııhh diyerek elimize veriyor, bazen de masa, koltuk gibi koyacak yer varsa oraya bırakabiliyor.

* Bu aralar araba koltuğunda oturmaktan hoşlanmıyor. Çoğunlukla oturmak istemiyor. Çubuk kraker imdadımıza yetişiyor böyle anlarda.. Artık arabada her daim bir paket çubuk kraker bulunduruyoruz.

*Attaa dediğimizde hemen koşup kapıya gidiyor ve açmamızı istiyor.

*Bıcı bıcı diyip banyoya götürdüğümüzde ve soymaya başladığımızda hemen adımını atıp duşun içine giriyor ve bekliyor..

*İlk kazasını geçtiğimiz hafta yaşadı. Pazar günü Bağdat Caddesi'nde BiBuçuk'taydık. Efe de ortalıkta geziniyordu elimden tutup.. O sırada koltukta duran ıslak mendilini farketmesiyle elimi bırakıp öne atılması bir oldu vee baammmm masanın kenarı oğlumun tam da gözünün kenaırna çarptı.. Allah korudu da gözüne gelmedi.. Ama kızardı gözünün kenarı ve hafifçe de içi.. Korktuk, hastaneye gittik göz doktoruna.. Allahtan birşey çıkmadı..

*Bu aralar ben çatal tutuyorsam mesela ve yemek yiyorsam o da eline bir çatal alıp tabağa batırırcasına hareketler yapmaya başladı ara ara..Bardak kullanımı ise hiiçç yok.. Özenmiyor da..

* Anne kuzusu haline devam.. Ben varsam Altan'ı gözü görmüyor, ben yoksam sorun yok. Babasıyla oynarken ben de oradaysam bir an bakıyor ve sanki beni ihmal etmiş de ben de üzülmüşüm gibi düşünüyor herhalde ki koşa koşa gelip bana sarılıyor.. O haline bayılıyoruummm..

İşte hızlıca büyüyen tosunumun son marifetleri..



Hiç yorum yok: