Efe'nin yaşı

Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Eylül 2014 Salı

Yorgun savasci

Okulda uyumamakta direnen kuzum anneannesinde beni beklerken her aksam gelmeme yakin basliyor uyku iyice bastirinca "evime gitmek istiyoruum" diye soylenmeye..Bazen de dayanamayip koltukta sekerleme yapiyor biraz..Bugunse mutfak masasinin basinda annemi izlerken kapanmis gozleri.. E be oglum inat etmeyip okulda uyusan boyle olmayacak ama..


24 Eylül 2014 Çarşamba

Efe Havuzda-Episode 3




Beni almaya mi geliyorsun?

Dun yuvadan anneme geldikten sonra eline almis telefonu ve once benimle,sonra da babasiyla konusur gibi yapmis:
-Anne,sen beni almaya mi geliyorsun?
-himm hangi yoldan geliyorsun?karsidaki yoldan mi?(sanki ben birsey soylemisim de o da karsiliginda cevap veriyor)
-bana yogurt getiriyormusun?
-himm..oldu o zaman.gorusuruuzzz..
.....
-baba beni almaya mi geliyorsun?gelirken yogurt getirir misin?
-tamam peki..gorusuruuzz..

:))))

23 Eylül 2014 Salı

Efe Havuzda-Episode 2


Efe Havuzda-Episode 1


Yazlık günleri

Ramazan Bayramı'nda arkadaşlarımız İhsan ve Nur ile beraber Alanya'ya gitmeye karar verdik. 5 kişi olunca arabayla gitmek daha mantıklı geldi.. 26 Temmuz sabahı saat 04.30da bizim evden çıktık yola tek araba ama trafik durumuna baktığımızda herkesin aynı saatte çıktığını ve TEM,E5 farketmeden her yerin İzmit çıkışına kadar kilit durumda olduğunu gördük. Nereden gitsek diye konuşurken bari kurtulabildiğimiz kadar kurtulalım trafikten diye düşündük. Çekmeköy'den Kurtköy'e bağlanan arka yolu kullanmaya karar verdik. Yolu uzatsak da Efe ile arabanın içinde uzun süre sabit durmak hiç de cazip gelmedi açıkçası.. Kurtköy'e geldiğimizde TEM'in durumunu görüne bu sefer google dudu devreye girdi ve işyeri Şekerpınar'da olduğu için Kurtköy'den Şekerpınar'a kadar yan yoldan götürmeyi başardı tabi..:) Tam bu noktada ise Yandex kullanmaya başladık. Dilovası'na kadar ara yollardan gittik ve E5'e çıkmaya karar verdik. E5 te ise yaklaşık 1 saat dur kalkla gittik, çoğunlukla durarak..:) Sonra Facebook'ta kuzenimin yazdığı güncellemeyi gördüm, Sekapark yoluunu bilen kazanıyor, rahat gidiyor tarzı bir cümleydi.. Vee o da nee.. Bir anda sağımızda Sekapark tabelasını görmemizle sapmamız bir oldu.. Ve sonrası huzur, mutluluk.. :)Rahata erme.. Yolu oldukça uzatıp Sapanca gölünün çevresinden dolanıp TEMin üzerinden geçerek Bilecik yoluna bağlansak da trafikte daha fazla beklemeden gitmek paha biçilemezdi :)

Allahtan yolun kalan kısmı rahat geçti de Alanya'ya sağ salim varabildik.. Gerçi son 2 saat geçmek bilmedi artık.. :)
Kendimizi eve atar atmaz üstler değişti ve istikamet plaj.. Eh sonraki 1 hafta deniz,güneş,kum üçlüsüyle sıkı fıkı geçti.. Son 2 gün kolluklarını takmaya ikna olan Efe havuzdan çıkmak bilmedi, balık misali yüzdü durdu-yürür gibi yüzdü gerçi ama olsun:).. Bu oğlanın bir arası yok. Ya hep ya hiç..:)




En komik lafı ise kolluklarla denizde yüzerken patlattı, dalgalar yüzünden bir aşağı bir yukarı hareket ederken "Düşüyoruuummm" diyiverdi.. :)



Şunun tipe bakın, nasıl da mahsun, süzgün..


Umarım artık bu bir başlangıç olur da bundan sonra kolluklarını takar ve havuzdan,denizden zor alırız biz de onu :)


10 Eylül 2014 Çarşamba

3.yaş doğumgünü anısına..

23 Temmuz günü sosyal medyaya şöyle yazmıştım: 
"Canım oğlum,biriciğim..Bugün senin 3.yaş günün..Sen büyüyorsun..Hem de hızla büyüyorsun..Umarım bizden ve çevreden öğrendiklerin senin için doğru şeylerdir..Bazen merak ediyorum biliyor musun, nasıl bir adam olacaksın acaba?Nasıl konuşacaksın?Neler yapmaktan hoşlanacaksın?Nasıl yaşayacaksın?Nasıl bir adam görücem karşımda acaba?Neler hedefleyeceksin hayattan?Neler vereceksin hayata?ve neler kazanıp neler kaybedeceksin hayattan?...Sen ne yaparsan yap seni hep seveceğim biliyorum..Seni içimde ilk hissettiğim günden beri olduğu gibi..
Oğlum,Efitomm..Seninle hayatımız anlamlandı,daha bir değerlendi.Yaşadığım her gün senin için herşeyin iyi olması,hayatın hep güzel şeyler getirmesini diliyorum.Biliyorum bu imkansız ama diliyorum işte:)..Hayal kırıklıkların olacak,insanlar seni üzecek,belki sen de onları üzeceksin,bazen isyan edeceksin hayata bunu da biliyorum..Başarıların olsun isterim hep ama hayat başarısızlıklarla da dolu bunu bil..Onlar da bizim için..Tüm yaşadıklarından ders alıp kendini geliştirebilmen için hepsi gerekli..Baban ve ben elimizden geldiğince,hatta elimizden gelenden daha fazlasıyla yaşadığın herşeyde yanında olucaz bunu sakın unutma.Seni herşeyden çok seviyorum oğlum. Bunu da unutma...

İyi ki varsın..İyi ki doğdun.."


....Varlığının bana verdiği mutluluğu, hissettiklerimi daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum.. 
Belki çoğu kişi gibi senin için kalabalık doğumgünü partileri yapmıyorum ama bu doğumgünlerini önemsemediğimden değil. Tam aksi ben böylesi özel günleri her zaman çok önemsedim.. Ama bu kadar küçükken anlamlı bulmuyorum sadece.. Aile arasında, kendi aramızda kutlamak şimdilik daha anlamlı geliyor. Artık yuvaya gidiyorsun, bundan sonra sevdiğin, senin çağırmak istediğin arkadaşların olacak.. O zaman tabi ki kalabalık partiler yapıcam özene bezene..Ama şu anda, senin aklının pasta mumu üflemekten daha farklı şeylere gittiği bu zamanlarda değil bir tanem..

Bu sene senin en sevdiğin yer olan Kalamış Parkı'na gitmek istedik babanla beraber.. Can dostum, kardeşim, hiçbir özel günümüzü unutmayan, hepsinde yanımızda olmak isteyen Cansu'm da gelmek istedi ve 8 aylık hamile haliyle atladı arabasına geldi yanımıza.. Aldık pastamızı da ve attık kendimizi parktaki çimlere.. 

Tabi ki pastanın mumunu üflemek için bile olsa kaymaktan ayrılmak istemedin ama biz varlığını kutladık hep beraber..









Sahilde Kahvaltı..

Yaz başından bir gün.. Caddebostan sahilde kahvaltı edelim dedik Cansularla.. koyduk kutulara kahvaltılıklarımızı.. Koyduk demlenmiş çayımızı termosumuza.. eh Cucu teyzenin meşhuuurr örtüsü de yanımızda olunca 5 kişi +2 çocuk sığıştık üzerine.. Keyifli bir gün geçirdik hep beraber, her zaman olduğu gibi.. Her seferinde buraya daha fazla kahvaltıya gelelim diyoruz ama olmuyor bir türlü.. Çimlerin üstünde kahvaltı etmek güzel oluyor.. Çocuklar hallerinden memnun, Plasma carın üstünde ikisi birden, bir o tarafa, bir bu tarafa gezip durdular.. Parkta oynadılar babalarıyla da biz de rahat ettik anneler olarak.. :)
Ohh değmeyin keyfimize..






Kahvaltı sonrası Yağcılar ile ayrıldık. Aldık soluğu Bağdat caddesinde.. Efe kuşlara simit vermeyi pek sevdi.. Kahkahalar eşliğinde yedirdi simitleri..

4 Eylül 2014 Perşembe

Bodrum Bodrum

Çok düşündük bu sene nereye gitsek diye. Önce herşey dahil olmasın dedik, açık büfe olmasın dedik ama Efe'nin yemek seçmesi ve zor yemesi yüzünden vazgeçtik bundan.Aslında gönlümüzden geçen yer Ölüdeniz'di ama uçak fiyatlarını görünce açıkçası yol için o kadar para vermenin gereksiz olduğunu düşündüm, cimriliğim tuttu ve alternatif yer aramaya başladım. Orası mıydı, burası mıydı derken kendimizi Bodrum, Ortakent-Yahşi'de bulduk. Fiyat olarak ekonomik bir yer olsun isteğindeydik.Petunya Beach Resort otelde kaldık.Otel orta büyüklükte bir tesis. Bahçesi güzel. Odadan restorana, havuza, plaja ulaşımınız kolay..Ancak bence işletmesinin şiddetle değişmesi gerekmekte. Biz minimum beklentiyle gittiğimiz için çok önemsemedik, güzel bir tatil geçirdik. Bizim için önemli olan sahilin, denizin güzelliğiydi. Deniz kenarı bir otel olmasıydı. Bodrum merkeze yakın olmasıydı.Otele tıkılı kalmayacağımız bir yerde olmasıydı. Biz beklediklerimizi bulduk. Ama odaların temizliğine çok önem veren biriyseniz, yemeklerin çeşitliliği sizin için önemliyse(2 gün öğlen/akşam hindi sote vardı bir çeşit mesela), restoranda bana hizmet edilsin diyorsanız burası size göre değil. Zira bence personel mutsuz ve bu yaptığı işe, yüzüne yansıyor.Ama Ortakent-Yahşi sahili çok güzeldi. Uzun bir yürüyüş yolu vardı. Öğlenleri Efe'yi uyuturken, akşamları da yemek sonrası yürüyüş yapması keyifliydi..Otelin de güzel bir çocuk parkı vardı.

Efe bu tatil yine bol bol deniz kenarında oynadı, havuz kenarında oynadı. 2.havuza dökülen su kaydırakları çok ilgisini çekti. Babasıyla her gün tepesine çıkıp kayanları izledi. Biz de ona eğer kolluklarını takarsa onun da kayabileceğini söyledik.. Ama yutmadı tabi..:) Denize girmedi ilk günlerde.. Biz de ısrar etmedik.. Son günlere doğru ufak ufak girmeye başladı. Babasıyla havuza girmek keyifli geldi..Bara oturup içecek birşeyler almaya bayıldı. Mini clubdaki ablayı çok sevdi..








Otelin önündeki uzun yürüyüş yolunda özgürce yürümek hatta koşturmak çok eğlenceliydi..Bodrum barlar sokağına adım attı. Yalıkavak'tan kapı numarası aldı kendine.. Gümüşlük'te bize güzel bir yemek yedirdi, çok uslu durdu..:) Gümüşlük demişken.. Ali Rıza'nın yeri'ne gittik biz.. Nasıl güzeldi, nasıl lezzetliydi anlatamam. En iyisi siz yolunuz düşerse gidin ve yiyin.. :)



Büyük çocuk Altan da yıllar sonra askerlik yaptığı Gümüşlük karakolunda hatıra fotoğrafları çektirdi bol bol.. Nöbet tuttuğu günleri hatırladı, oğluna anlattı..:)


Çok güzel bir tatil geçirdik.. Zaten tatilin kötüsü olur mu hiç..:)Keşke hep tatil olsa, hep yaz olsa.. Hep deniz hep güneş hep kum..:)