Efe'nin yaşı

Lilypie Fourth Birthday tickers

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Boşaltalım...

Tuvalet alışkanlığı kazandı dedim ya.. Bununa ilgili komik laflar da etmiyor değil. Geçen sabah uyanır uyanmaz ilk lafı "Boşaltalım şu çişleri" olmuş.. :)

Bu arada erkek çocukları tuvalete alıştırırken bir kolaylık da var: Şişe.. evet evet pet şişe.. Acil durumda kurtarıcı diyebilirim. Sokakta, yolculukta, arabada,uçakta,tuvaletlerin pis olduğu ortamlarda vs.. Artık her daim çantada bulunması gereken eşyalardan biri kendisi.. Büyük rahatlık gerçekten..

Erkek annelerine şiddetle tavsiye ederim.. :)

Bye bye Prima...

2 yaşından beri ara ara bezi bırakma denemeleri yapmaya çalışıyorduk ama her seferinde Efe'nin inadı bizi yeniyordu. Bezim de bezim diye tutturup duruyordu. Doktorumuz da 2,5 yaşından önce denemeyin diyince ısrarcı olmamıştık. Külot giymeye bile tepkiliydi bir ara. Önce bezin üzerine külot giydirmeye başladık, bu fikre alışsın diye. Sonra 19 Mayıs'ta annem artık bu işi halledelim diyip ipleri eline aldı. Sevdiği şeylerin stickerlarını aldık. Önceleri klozete oturması karşılığında eline yapıştırdık. Sonra eğer çişini de yaparsa büyük sticker yapıştırdık..İlk günler tabi halıya, yerlere,koltuğa bıraktığı oldu her çocuk gibi. Oyuna dalıp farketmiyordu çişi geldiğini. Bazen 45 dakika klozette oturuyor ama hiçbirşey yapmadan kalkıyordu.
Sonra yavaş yavaş küloduna 1 damla geldikten sonra farkedip tutmaya ve söylemeye başladı çişinin geldiğini. Hemen klozete oturttuk böyle zamanlarda. Bazen ben mutfakta uğraşırken kendi külodunu indirmeye çalışırken buldum koridorda.
Vee hayatımızda bir dönüm noktası daha.. Artık gece hariç bez kullanmıyoruz diyebilirim gönül rahatlığıyla. Şimdilerde bazen gece uykusundan uyanıp çişim geldi diye tuvalete gitmek istediği de oluyor nadiren de olsa. Bezli olduğu halde demek ki bazen çok sıkıştırınca uyanıyor demek ki.. Hoşuma da gidiyor tabi bu durum. Hemen kalkıp tuvalete götürüyorum. Gözler kapalı yapıyor çişini,bezini geri bağlarken uyuduğu için üstüme düşüyor bazen.. Çok komik..

Bakalım geceleri de bezden ne zaman kurtulucaz? Merakla bekliyorum.. :)

23 Nisan kutlu oldu...

Bu sene 23 Nisan'da anneanneyi de aldık ve doğru Polonezköy'e gittik. Malum Efe'ye çayır çimen olsun da.. :) Her zamanki gibi Piknik Park'a gittik.. Ama ilk kez bu kadar kalabalık gördük valla..Her seferinde yazıyorum yine yazıcam: Bu kadar güzel bir yer anca bu kadar kötü işletilir.. Ama işte çocuklarla gidilebilecek en keyifli yer bence Polonezköy'deki. Onun uğruna gidiyoruz işte..

Bir sürü pedallı arabayı ve plasma car ları koymuşlar çouklar oynasın diye. Neredeyse bütün gün orada oynadı. Bir de öğrendi ya kapının kapalı kalması gerektiğini, biri açık bıraktı mı üşenmedi indi arabadan, kapıyı kapatıp geri bindi.. :) Kuralların adamı Efe...

Bu arada ilk kez zıplama minderinde zıpladı. Daha doğrusu zıplayamadı.. :)




18 Haziran 2014 Çarşamba

Cucu Teyze bahane, Ağva şahane:)

Nisan ayında bir haftasonu Cansu Teyze'nin doğumgünü sebebiyle 3 aile Ağva'da aldık soluğu. İlker otel seçimini bana bıraktı. E ben de 3 çocukla gideceğimiz için daha önce de denediğimiz Grand Becassier'de 3 oda ayırtıverdim hemen.. Geçen sefer gidişimizde gözkoyduğum, bahçe odaları da boş olunca süper oldu. Ççocuk parkının hemen önündeydi odalarımız..
Burası çocukla gitmek için gerçekten çok güzel.Geniiş bir çimenlik alanı var. Çocuk parkı var. Bahç odalarında kaldığınızda gece çocuğunuzu odada uyutabilir ve odanın önündeki banklarda veya çimlerde oturup açık havanın tadını çıkartabilirsiniz. Ayrıca bu gidişimizde olmasa da daha önceden gördüğüm, yazın canlı müzikte oluyor ve odaların önünde müziği de dinlemek mümkün..

Neyse efendim..otelden yürüyerek Ağva sahiline gitmek mümkün.. Biz yürümeye başladıktan kısa süre sonra yağmur bastırınca önce nehir kıyısında restorana oturduk. Çocuklar uyuduktan sonra da yağmur durunca yola devam ettik. Sahilde fenere doğru kısa bir yürüyüş yapıp daha sonra yol üstündeki balıkçılardan birine oturulabilir. Biz yemeğimizi yediğimiz için deniz kenarında balık işini ertesi güne bıraktık :)


Çocuklar uyandıktan sonra biraz kumların tadını çıkarttılar.. Hatta kumlardan ayrılmak istemediler bile.. :)


Ve hemen kumların üstünde de masaları olan otelin cafesine oturduk, dönüş yolu öncesi enerji depolamak için.

Efe, Ağva'yı pek seviyor bizim gibi.Döndüğümüzden beri Ağva'ya gidelim diyip  duruyorç Bir de yeni kankası Berk oldu. Epey bir süre Berk gelsin diye sayıkladı döndükten sonra.. :) Zeyno'nun pabucunu dama atmıştı bir ara valla.

Otelimizde akşam yemeği açık büfe şeklindeydi. Yemekler ortalama diyebilirim lezzet açısından.. İlla ki yiyecek birşeyler bulunabiliyor, endişelenecek bir şey yok. Başta da dediğim gibi yazın yemek sonrası canlı müzikte var ama Nisan ayında henüz başlamamıştı.
Otelde kalanların çoğu yemeği dışarıda yediği için iç mekan bize kalmış gibiydi resmen. Dolayısıyla veletler tadını çıkarttılar, gönüllerince koştular, boya yaptılar, oynadılar..
 

Pazar günü uyanır uyanmaz soluğu parkta aldı kuzular.. Eee ne de olsa odaların kapısından çıktıkları anda parkla burun buruna geliyorlardı.. :)




Veee bir Ağva klasiği.. Tekne turu. Her seferinde yapıyoruz bu turu.. Hala bıkmadık.. Keyifli vakit geçiriliyor.. Hem nehir kenarındaki tüm otelleri görme fırsatınız da oluyor bir sonraki sefer nerede kalacağınıza karar verebiliyorsunuz..:)




6 Haziran 2014 Cuma

Sıcacıklar...

Geçtiğimiz günlerde gözünde güneş gözlüğü olan Efe ile Bağdat caddesinde yürürken bir mağazaya girdik.İçeri girer girmez gözündeki gözlüğü çıkarttı hemen.Benim izlediğimi farkedince de kendince güneş olmadığı için çıkarttığını anlattı hemen :

-Sıcacıklar kalmadı. Bitti. Efe'ye sıcacıklar gelmiyor artık..:)

Komik bir oğlum var gerçekten..Nereden buluyor böyle lafları anlamıyorum..:)

30 Mayıs 2014 Cuma

Kalamış Parkı Volume:2

Son zamanlarda Kalamış'taki parkı çok sevdiğimizi yazmıştm. İşte güzel bir bahar günü ve yine oradayız, beyaz kaydıraklı parkta..:)
Bu yazki imajımız bu şekilde. Hasır şapka ve siyah güneş gözlükleri..:) Kaydıraktan kayarken bile çıkartmıyor. Tarzından ödün vermiyor oğlum..:)


Market faresi

Oturduğumuz evin yakınında, sürekli gittiğimi bir market var. Her gidişimizde manav tarafındaki tartıdan etiket çıkartmayı ve o etiketleri bulduğu her yere yapıştırmayı çok seviyor. Eskiden market arabalarına hayatta oturmazdı. Şimdiyse her gidişte hemen içine oturmak istiyor.. Bu markettekiler de biraz küçük ama laf dinleyen kim..:)