Efe'nin yaşı

Lilypie Fourth Birthday tickers

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Yaz tatilimiz...

Haziran sonunda 1 haftalık bir tatile çıktık. Tembel anne ancak yazıyor tatil anılarını...
Bu sene yine Kemer-Kiriş'e gittik ama otel farklıydı tabi.. Voyage Kiriş World'deydik bu sene..Arkadaşlarımız Aylin, Mustafa ve kızları Elif'te eşlik ettiler bize..

Efe uçak yolculuklarında bu sefer-nazar değmesin- pek bir usluydu.. Gidişte uçak kalkana kadar sıkıldı biraz ama kalkıştan sonra kucağımıza boylu boyunca uzanıp 10 dakikacık kestirdi bile.. :)
Otel, yıllardır hep gözüme kestirdiğim bir oteldi.. Gözüme kestirmekte de çok haklıymışım.. Tesis acaip büyük, yemyeşil, adeta bir ormandaymışsınız hissi veriyor. 3 ayrı koyu var... Detayları üşenmez de bir ara yazabilirsem duygunungezdikleri.blogspot.com da da okuyabilirsiniz bir süre sonra..

Bu sene çok düşündük nereye gitsek napsak diye.. İlk tercihimiz herşey dahil bir otel değildi. Olimpostaki ufak otellerden birine gitmeyi düşünmüş hatta oteli bile seçmiştik neredeyse. Ama sonra Efe 'nin geçen seneki gibi hastaneye ihtiyacı olursa, Olimpos biraz sapa diye düşünüp bu sene de daha merkezi ve ilk anda elimizin altında bir doktorun olabileceği bir yere gidelim dedik..

Tostos oğlumun denizde ne yapacağı merak konusuydu, zira İstanbul'da her deniz gördüğünde gözleri parlıyor ve girmek istiyordu. Amma velakin benim banyo sıcaklığındaki suya alışkın oğlum denizi soğuk buldu ve ilk günler çığlık kıyametler eşliğinde girdi. Ama girdikten 5-10 dakika sonra alışıp gülüyordu, bu da bize cesaret verdi... Son gün ise yine geçen seneki gibi el ve ayakalrını oynatmaya falan başlamıştı..

Kum ve çakıl ile bu sene de pek barışamadı yıldızı.. İlk gün çakıllara basıyordu aslında ama 2.gün güneşin kızdırdığı bir alana denk gelince ayacıkları kıyameti kopartıverdi ve sonraki günler pusetinden şezlonga, oradan benim üstüme, tekrar pusete hiiç yere basmadan gitmeyi başarabildi.
Her gün birimiz 1-2 saat onunla ilgilendiğimiz sırada, diğerimiz özgürdük istediğimizi yapmakta.. Anne- baba iş bölümümüz gayet başarılıydı bence.. :)

Yemek saatleri en sıkıntılı olanlardı sanki.. Çünkü kalabalığı gören Efe, hiiç bizimle masada oturmadı neredeyse..ee keşfedecek o kadar çok alan vardı ki.. Hal böyle olunca karı koca hiiiç beraber yemek yiyemedik neredeyse.. Alakart restoranlarda daha rahattık.. Boş sandalyeler ve kapıyla oynayan Efe bize izin verdi de arkadaşlarla birlikte yemek yiyebildik.. :)

Hareketliliği dışında hiçbir sıkıntı vermedi tostosum bize.. Eh o kadar da olur ama di mi:)

Sizleri cıvıl cıvıl tatil fotolarıyla başbaşa bırakayım daha fazla konuşmadan...








1 Ağustos 2013 Perşembe

Dev ayak..:)

Bayılıyor babasının ayakkabılarını giyip dolanmaya.. Hatta bazen benimkileri bile giymek istiyor ayağına.. :)


31 Temmuz 2013 Çarşamba

İyi ki doğdun...

23 Temmuz'da Efe'nin 2. yaşını kutladık kendi aramızda. Esas kutlama ise ramazan dolayısıyla ertelendi ve 31 Ağustos'ta olacak inşallah..
Oğlum son hız büyüyor, gelişiyor.. Yetişmek imkansız.. Her gün eve geldiğimde yeni kelimelerle karşılıyor beni..
-Herşeyi biliyor, kelimeler ve basit cümlelerle minik sohbetler bile yapabiliyoruz artık...
-Gitmek istediği tarafa doğru "burdaan" diyip çekiştiriyor, yoğurt yemek istiyorsa buzdolabını açıp yoğurdu alıp getiriyor, hatta çekmeceden kaşık alıp getiriyor..
-Benzer şekilde; sodayı çokseven Efe, dolaptan sodayı aldıktan sonra çekmeceden açacağı alıyor ve açmam için bana veriyor..:)
-Annenin, babanın,anneannenin, Efenin, nenenin,babaannenin kavramları çok net.. Hangisinin kimin eşyası olduğunu biliyor, söylüyor..
-Aggum demeye hala devam...
-Anneannesi 1 ay kadar tatile gitmişti. Anneannenin bir daha gideceğinden korkuyor herhalde ki her akşam çığlıklar, ağlamalarla uğurluyoruz.. Arkasından ağlıyor epey bir süre..
-İnatçılık dönem dönem azalıp artıyor..
-İstemediği birşey yapınca vurması giderek azaldı ama bitmiş değil..
-Küçükken yanımızda yatmayı hiç istemedi hiç hoşlanmadı ama son 1,5 aydır neredeyse her gece önce yatağına yatırıyorum ama bir süre sonra "Anneeeee" çığlıkları ve ağlamalar başlıyor. Biliyorum gerçek ağlama değil ama bıraktığım zaman katılırcasına ağlıyor, terden sırılsıklam oluyor. Ama gidip alıyorum ve bizim yatakta benimle uyuyor vesonra yatırıyorum yatağına..Demek ki bu dönem buna ihtiyacı var,bu da geçecek diye düşünüyorum. Nitekim bir ara bırakmıştı ama sonra yine başladı..Çok mu özlüyor gün içinde acaba??
-Altan ile 2 kelime konuşmaya başlamayalım hemen gelip beni kaldırıp mekandan uzaklaştırıyor kıskanç çocuk.:)
-Ben varsam gözü babayı görmüyor, ben yoksam sorun yok..
-Senin bilmediğin bir şey yok mu diyoruz. YOK! diyor.. :)

Şu an aklıma ilk gelenler bunlar.. Düşünsem daha neler çıkar kimbilir..Keşke herşeyi not edebilsek...



"









Ağva'da bir haftasonu


Fotoğrafları görünce farkettim yazmamışım,Mayıs ayında bir haftasonu Ağva'da aldık soluğu.. Geçen sene bayramda gitmiştik, Efe'yi o yağmurda küçücük otelde tutmak pek kolay olmamıştı. Bu kez çocukla gitmenin daha anlamlı olduğu bir yeri seçtik ve Hotel Grand Becassier'de kaldık.. Yemekler Tranquilla'da olduğu kadar iyi değildi belki ama yiyecek birşeyler bulunabiliyordu..Havuzu vardı, Altan tadını bol bol çıkarttı. Ben mayo götürmemiştim..:( Ama hamak, bahçe ve kitap keyfi yetti bana da.. Efe de dilediği gibi koştu, oynadı.. Biz çok eğlendik..

Cumartesi sabah Ağva'ya ulaşmadan Saklıgöl'de kahvatı ettik. Gçrmeyenler varsa kesinlikle tavsiye ederim.. Acaip huzurlu bir ortam. Güzel bir kahvaltı...Daha ne olsun?:)






9 Temmuz 2013 Salı

Ev halimiz...

Son 1 aydır istisnasız her akşam bu moddayız.. Ana oğul maşallah pek bir muhabbetteyiz.. Altan biraz kıskansa da durum bu... Allah muhabbetimizi bozmasınn..:)


 
 

15 Haziran 2013 Cumartesi

Maymuuunnummm

Bu çocuk milleti neden acaba kendilerinde aynı eşyalar olsa bile illa büyüklerinkini giymek, takmak isterler bir bilen var mı??
Efe kendi güneş gözlüğünü takmamakta direniyor, taksa bile gözünde tutma süresi maksimum 5-10 dakika ama gelgelelim benim gözlüğümü takmaya bayılıyor..

İşte bu da anneannesinin gözlüğü ve çantasıyla pozları.. :) O çanta zaten ne çekti oğlumdan bir bilseniz.. :)





Bir minicik iş adamı..

Çalıştığım işyerinde Çocuk Şenliği vardı geçtiğimiz hafta. Herkes çocuklarını işe getirdi, epeyce geniş bir çim alan var, oraya çocuklar için bir sürü oyun alanları kuruldu, şişme oyun alanları, tren, boyama masaları, bir sürü eğlenceler, hediyeler falan.. 3 yaş sonrasına daha çok hitap ediyordu belki ama resmen her yaştan, hatta aydan çocuk vardı.. 3 aylık bebek bile.. :) Eee biz de annemle kaptık Efe'yi ve getirdik hemen.. :) Efe tüm gün kah şenlik alanında gezdi durdu, kah sosyal tesisin kapısını açıp açıp kapattı, kimseyi de dışarı bırakmadı.. Kah binanın döner kapılarından geçmenin tadına vardı, arada 2,5saat uyuyup anneannenin ayaklarını dinlendirdi.. E tabi bir de annenin ofisine girip o kadar çok bilgisayarı görünce çıldırdı, nereye bakacağını şaşırdı.. Sandalyeye yerleştikçe yerleşti, kalkmak bilmedi.. Hadi gidelim dedikçe homur homur söylenip daha bir yapıştı sandalyeye.. Her gördüğü bilgisayara yine de "Agguumm?" diyip bilgisayar olduğunu teyit ettirdi:) Eh tüm gün açık havada yorulmuş olacak ki 21.30da bayılıp sabah 9.30a kadar uyudu :)