Okulda cümle tamamlama testi yapmışlar geçtiğimiz günlerde. Çok hoşuma giden cevapları var.. Bazen bizim sorularımıza cevap vermezken, okulda ne güzel anlatmış herşeyi :)
1) En sevdigim insan .....: babam
2) En begendigim renk ....: lacivert
3) En sevdigim yemek ....:yogurt
4) En severek çalıştığım faaliyet ....: lego oynamak
5) ..... olmasını isterdim: bir tane babam bana basket potası aldı
6) Arkadaşlarımla ..... isterdim: lego oynamak isterdim
7) Annemin beni .... götürmesini isterdim: beyaz kaydıraklı parka gidemedim arabaya götürdü babam hızlı gittim
8) Ben çok ...... yım: akıllıyım
9)Okulda ...yı sevmiyorum: yok
10) Öğretmenimin .... olmasını isterdim:Nursen ogretmen
11) Büyüdüğüm zaman..... olacağım: kocaman kaydiraktan kayacagim.
12) Annemin bana.... almasını isterdim: matruşka
13) Atatürk bizi ..... mış.:düşmanlardan kurtarmış
14) Yemek yedikten sonra .... yapıyoruz: asagi iniyoruz ellerimizi yikiyoruz
15) En sevdiğim oyuncağım.....: büyük bir parça var evde babamla otopark yapıyoruz.
16) Ben rüyamda ... gördüm :birşeyler görüyorum
17) Ben okula geldiğimde .... yapıyorum: oyuncaklarla oynuyoruz
18) Tuvaletten sonra .... yapıyoruz: ellerimizi yıkıyoruz
19) Benim ogretmenim cok ....dır:tatlı
Sonra bir insan resmi çiz demişler..Çöp adam çizmiş bizim oğlan. Çizdiği kişi ile ilgili soru sormuşlar ardından..
1) Çizdiğin kişi kim? Babam
2) Çizdiğin kişi ne yapıyor?Çalışıyor
3) Evli mi yoksa bekar mi? bankacı ,bekar..(cocuklar evli-bekar kavramini pek bilmedikleri icin genelde ne is yaptigini soyluyorlarmis o kisinin..Efe de bunu bozmamis ama yanina bekar i da ekleyivermis:))
4) Kiminle birlikte yaşıyor? annemle
5) En çok kimleri sever?kiminle birlikte beraber olmaktan mutluluk duyar? Annem ve ben
6) Kardeşleri var mi?yok
7) Çalışıyor mu?Evet
8) Sağlıklı mı?evet
9) Güçlü,kuvvetli mi? evet
10) Akıllı mi?evet
11) Guzel mi yoksa cirkin mi? guzel
12) En guzel yeri neresi?gozleri
13) En cirkin yeri neresi?saclari-duz cunku
14)Sinirli biri mi?yok
15) Korkulari var mi?yok
16) Neseli birisi mi?yoksa uzgunmu? neseli
17) Nelere kizar,nelere ofkelenir?birseye kizmiyor
18) En cok istedigi sey ne? araba parkedecek bir yer
19) Insanlara guvenir mi? Evet
20) Bu cizdigin kisi sana neyi hatirlatiyor?araba parketmek
21)Cizdigin kisiye benzemek ister misin?evet
Kendisi ile ilgili sorular:
1) Vucudunun en begenmedigin yeri neresi?? Boynum demis bizim oglan..Ve gostermis nedenini..psikologun da pek hosuna gitmis..uzerindeki tshirtu tutmus,cekistirerek zor cikiyor bu kafamdan demis:))
2) Vucudunun en begendigin yeri neresi? Kolum..niye diye sormuslar:oyle iste..
3)En iyi huyun? Isirmiyorum
4) En kotu huyun? Ben 9.kata cikmak istiyorum annem uzuluyor(sabahlari servise yetisme telasindayken 9.kata.inip asansore oradan binmek istiyor beyefendi..kiziyorum haliyle)
Sihirli bir degnegin olsaydi neleri degistirmek isterdin?
Evimizdeki eski kumanda calismiyor onu duzeltmek isterdim:)
Efe'nin yaşı

15 Nisan 2015 Çarşamba
28 Mart 2015 Cumartesi
Vesikalık fotoğraf
Okuldan dosyasına koymak için vesikalık fotoğraf istediler ama huylu Efe'yi fotoğrafçıya sokup da çektirmek ne mümkün. Fotoğrafçı da sağolsun akıl verdi, evde çekin duvara dayayıp, getirin vesikalık haline getirelim diye.. Sonunda becerdik ve ilk vesikalık fotoğrafını elde edebildik..:)
Fena olmadı bence..:)
Fena olmadı bence..:)
20 Ocak 2015 Salı
Aile katılımlı haftasonu ödevi
Bu haftaki konu Kıyafetler ve kız- erkek farkı olacakmış. Haftasonu ödevi olarak da boyama veya kesme-yapıştırma veya artık materyallerden kız ve erkek bebek yapmamızı istemiş öğretmeni. Hemen kolları sıvadık. Önce kırtasiye ziyareti yaptı Altan ve gerekli malzemeleri topladı. Kalıbı çizmek, maket bıçağıyla kesmek ona aitti. Süsleme, giydirme işinin sorumluluğu da bendeydi.
Emin olduğum birşey vardı: kız bebeğin saçlarını makarnadan yapacaktım. Öyle de oldu. Gözleri düğmeden yaptım. Kıyafetleri için annemin daha önce verdiği artık kumaşları kullandım. Ayakkabıları ve kolundaki bileziği, saçındaki toka içinde aynı şekilde kumaşlardan faydalandım.
Her 2 bebeğin de kolları, bacakları, yüzüni sulu boya ile boyadık.
Erkek bebeğin saçlarını ise kahverengi şekerleme pasta süsüyle yaptım. Gözleri ise antep fıstığından oldu. Kıyafetlerini mozaik yöntemiyle kesme-yapıştırma çalışmasıyla yaptık. Çorapları için ise Efe'nin küçülen bir çorabını kesip bir parça aldım.
Biz ortaya çıkan eseri çok sevdik. Çok beğendik. Pazartesi akşamı öğretmeni de deftere bir nazar boncuğu yapıştırmış ve ödevin çok güzel olduğunu yazmış. Eh ağzım kulaklarımda tabi :)

Emin olduğum birşey vardı: kız bebeğin saçlarını makarnadan yapacaktım. Öyle de oldu. Gözleri düğmeden yaptım. Kıyafetleri için annemin daha önce verdiği artık kumaşları kullandım. Ayakkabıları ve kolundaki bileziği, saçındaki toka içinde aynı şekilde kumaşlardan faydalandım.
Her 2 bebeğin de kolları, bacakları, yüzüni sulu boya ile boyadık.
Erkek bebeğin saçlarını ise kahverengi şekerleme pasta süsüyle yaptım. Gözleri ise antep fıstığından oldu. Kıyafetlerini mozaik yöntemiyle kesme-yapıştırma çalışmasıyla yaptık. Çorapları için ise Efe'nin küçülen bir çorabını kesip bir parça aldım.
Biz ortaya çıkan eseri çok sevdik. Çok beğendik. Pazartesi akşamı öğretmeni de deftere bir nazar boncuğu yapıştırmış ve ödevin çok güzel olduğunu yazmış. Eh ağzım kulaklarımda tabi :)

Veli görüşmesi

Geçtiğimiz haftalarda okulda öğretmenleriyle görüşmem vardı. Önce Nurşen öğretmen konuştu. Efe'nin şimdiye kadar yaptığı çalışmaları gösterdi. Boyamadan ziyade kesme-yırtma-yapıştırma faaliyetlerinden hoşlandığını söyledi. İlk başlarda faaliyetlere çok katılmadığını ama hastalıktan sonra katılımının çok iyi olduğunu söyledi. Sınıfta Can ve Poyraz ile daha çok oynadığını, bir de Pelin'i çok sevdiğini söyledi.Yaptığı yarım yamalak faaliyetlere bakmak keyifliydi. Yemek sorunundan bahsettik tabi. Bu aralar yoğurdunun içine pilav veya makarna katıyorlar arada. Ayrıca sabahları evde yediği gibi ballı ekmek yedirme yolunu anlatmıştım. O yolla ballı ekmek yiyormuş kahvaltıda..
Sayılara olan ilgisini okulda da göstermiş tabi. En sevdiği sayının 789 olduğunu öğretmeni de farketmiş.:) Şekilleri iyi bildiğini söyledi. Hatta sınıftan, günlük yaşamdan örnekler de veriyormuş. Mesela daire şekline sınıftan örnek verin dediğinde hemen sınıftaki saati gösterip "saatimiz" diyormuş. Bazen kare ile dikdörtgeni karıştırıyormuş o kadar.Renklerin hepsini biliyor dedi. Bu da bildiğimiz birşeydi.. Gri dahil biliyor. Bu yaştaki çocuklar her zaman bilmez dedi.İstemediği birşey yapmak zorunda kaldıysa falan hemen çişim geldi diyip ortamdan uzaklaşmaya, kaçmaya çalışıyor dedi. Gerçekten doğru.. :)
Sonra İngilizce öğretmeni Özge teacher geldi. O da takip ettikleri kitabı gösterdi. Ünite sayfalarını gösterdi. Efe'nin içsel zekasının daha ön planda olduğunu, bireysel etkinliklere katıldığını iletti. İlk başlarda İngilizce öğretmenini resmen yok sayıyormuş. Sınıfta kadına dönük değil, yan oturuyormuş, çok güldüm buna.Son 1 aydır ise biraz daha şarkılara katılmaya başlamış. Mırıldanıyormuş. Masa çalışmalarında ise henüz izlemeyi tercih ediyormuş. E malum önyargılı biraz. Önce inceleyecek iyice.. Sayılarla ilgili alıştırmalarda ise daha ilgili olduğunu farketmiş o da. Psikolog Merve Hanım da anlatınca sayı merakını, ben o şekilde yakınlık kurayım okul içinde falan görünce dedi Özge teacher.. :)
Çok sık konuşmadığı için telaffuzu hakkında çok bilgi veremedi. Ama yönergeleri anladığını düşünüyor. Çok iyi bir gözlemci olduğunu ifade etti bir de.
En son okul psikoloğu Merve Hanım konuştu.Önce uyguladıkları çoklu zeka testini anlattı.8 tip zeka varmış.
1-Görsel-Uzaysal Zeka
2-Müzikal Zeka
3-Bedensel Zeka
4-Sözel Zeka
5-Mantıksa-Matematiksel Zeka
6-İçsel Zeka
7-Sosyal Zeka
8-Doğacı Zeka
Efe'nin en yüksek olduğu zeka tipleri sırasıyla Bedensel zeka,İçsel zeka,Görsel-Uzaysal Zeka çıkmış.En düşük olduğu zeka tipi de müzikal zekaymış.:) Hiç şaşırmadım:)
Bedensel zekası yüksek olan çocuklar; Yaparak öğreniyorlarmış. Nesnelere dokunarak öğrenmek hoşlarına gidiyormuş.(geçtiğimiz günlerde bahçeden yaprak tipleri toplayıp onları incelemişler ve yaprak çeşitlerini öğrenmişler. Efe damarlarına falan dokunmaktan çok keyif almış) Fiziksel aktivitelerden çok hoşlanıyorlarmış. Mesela jimnastiği çokseviyormuş. Videoları izlemiş Merve Hanım. Diğer çocuklar yapamayınca ağlıyorlarmış ama Efe zorluyormuş kendini..Beden dilini iyi kullanırlarmış. Jest ve mimiklerini kullanırlarmış. Drama, rol yapma kabiliyetleri gelişmiş olurmuş.Taklit yeteneği de çok güçlü olurmuş.- ki gerçekten öyle..
İçsel zekası yüksek olan çocuklar;Kendisinin zayıf-güçlü yönlerini bilirlermiş.Kararlı, bağımsız, yalnız olmayı seven kişilermiş. Onlar için hayırsa hayırmış. Duygularını doğru ifade ederlermiş.
Görsel-Uzaysal zekası yüksek olan çocuklar ise; Çevrede olana karşı çok iyi gözlemci olurlarmış. Resim yaparken anlattıkları, mırıldandıkları çok şey anlatırmış. Yapboz, şema-grafik tamamlamayı severlermiş. Sunumla öğrenmeyi çok severlermiş. Gittiği yeri unutmazmış.. (Ne kadar doğru)
Okul seçiminde ileride spor ve matematiği kuvvetli olan bir yerin şimdilik Efe için iyi olabileceğini söyledi Merve Hanım.
Bunları dinleyince gerçekten Efe bu dedim kendi kendime. Çok iyi gözlemlemiş Merve Hanım gerçekten.

Bunun haricinde Sosyometri testi yani arkadaşlık ilişkilerini ölçme dedikleri bir test yapmışlar.
Soru şöyleymiş: Lunaparka gidecek olsan yanında okuldan kimleri götürürdün? 3 kişi söyleyebilir misin?
Bizim oğlan Pelin ve Poyraz demiş tabi. Bu testi uyguladıklarında Can yokmuş. O yüzden 2 kişi söylemiş sadece..
Bir de her gün sabah bir kağıttaki yüz ifadelerini gösterip "Bugün okula nasıl geldin?Mutlu mu, üzgün mü, kızgın mı, vs." diye sorup bir de nedenini soruyorlarmış. Bizim oğlan hep mutlu geldim diyormuş. Okulu seviyormuş. Neden mutlusun sorularına da verdiği cevaplar güldürdü beni:
Mutluyum çünkü servisle geldim
Mutluyum çünkü bugün gezi var.
Mutuyum çünkü bugün beyaz arabayla geldim.
Mutluyum çünkü oyuncak getirdim vs. vs..
Çok güzel bir görüşme oldu bence. Faydalıydı. Ayrıca öğretmenler Efe'yi gerçekten iyi gözlemlemişler bu da çok hoşuma gitti..
31 Aralık 2014 Çarşamba
Yeni yıl partisi
30 Aralık'ta okulun yeni yıla merhaba partisi vardı.Kostümlü olduğu eve gelen kağıtlarda yazıyordu.Aldı beni bir düşünce.. Huylu oğluma nasıl bir kostüm alsam da inat etmeden giymesini sağlasam diye.. Maskeli kostümleri hayatta giymezdi. Sonunda kendi kıyafetlerinin üzerine giyebileceği ince bir kızılderili kostümü bulduk.. Çok da yakışmış laf aramızda.. Hatta kafasına taktığı ve üstünde tüyü olan bir bantı bile vardı :)
Çekilen fotoğraflarda mutsuz duruyor biraz ama sorduğum zaman güzeldii dedi..Umarım eğlenmiştir.
Çekilen fotoğraflarda mutsuz duruyor biraz ama sorduğum zaman güzeldii dedi..Umarım eğlenmiştir.
22 Aralık 2014 Pazartesi
Bak sen şu Pelin'e..
Oğlum ilk aşkını yaşıyor galiba.. Bir süredir daha önce de bahsettiğim "bana bakan arkadaş" diye irinden bahsediyordu. Arkadaşlarının ismini hiç söylemiyor. Öğretmeninden öğrendiklerimi ben söyleyince söylemeye başlıyor. Ama bu arkadaşından hep bana bakan arkadaş diye sözediyordu. Turuncu işaretli,beyaz nike ayakkabıları olduğunu, saçlarının dalgalı olduğunu biliyorduk sadece. Öğretmenine söylediğimde bulamadı ilk başta. Sonra bir gün deftere yazmış. Çocuk Nike ayakkabılarını giyince Nurşen öğretmen hemen farketmiş ve bingoo.. Efe'ye bakan arkadaşın ismi Pelin.. E ben erkek bekliyordum, kız çıktı.. :) Ne bileyim arabaya bindik falan diye anlatınca hep erkek diye şartlanmıştım açıkçası.. İsmi öğrenince Efe'ye de Pelin diye bahsetmeye başladım.Pelin ile oynadınız mı? diye sorunca yüzünde güller açıyor resmen.. Pelin bana yemek yaptı, ben de yedim, sonra o yıkadı diye anlatıyor.
Bugün de anneme "Pelin beni seviyoor" diyivermiş. Annem nereden anladığını sorunca da "Beni yanağımdan öptüü" demiş..
Yavrum aşık oldu galiba..:)
Bugün de anneme "Pelin beni seviyoor" diyivermiş. Annem nereden anladığını sorunca da "Beni yanağımdan öptüü" demiş..
Yavrum aşık oldu galiba..:)
Yerli Malı Yurdun Malı Herkes Onu Kullanmalı
Okulda yerli malı kutlaması yaptılar. Velilerden de okulda sergilemek üzere varsa yöresel kıyafet, eşya gibi şeyler isteidler. Bir de kutlama için bazı yiyecekler. Bizim payımıza 100gr keçi boynuzu ile 500gr tuzlu fıstık düştü.
Facebookta yayınladıkları fotoğraflarda çok güzel köşeler yaptıklarını gördüm. Yer sofraları kurup yiyecekleri yemişler hep birlikte.. İlk kez Efe'nin de resmen poz verdiği fotoğraflar yakalamışlar.. Görür görmez bayıldık maaile.. :)
Facebookta yayınladıkları fotoğraflarda çok güzel köşeler yaptıklarını gördüm. Yer sofraları kurup yiyecekleri yemişler hep birlikte.. İlk kez Efe'nin de resmen poz verdiği fotoğraflar yakalamışlar.. Görür görmez bayıldık maaile.. :)
Haftasonu ödevi
Okulun websitesinde her cuma o hafta ne işledikleri ve haftaya hangi konuları işleyecekleri, geziye gideceklerse nereye gidecekleri gibi bilgileri içeren bülten yayınlanıyor. Bir de haftasonu ödevi altında anne-baba ve çocuğun beraber vakit geçirmesini hedefleyen, çocuklara ödev, görev bilinci aşılamaya yardımcı olduğunu düşündüğüm ödevler veriyorlar. Katılım serbest tabi ama ödevini okula götüren çocukların eline gülen surat çiziyorlar veya gülen surat şeklinde sticker yapıştırıyorlar.. Biz de elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz.Geçtiğimiz günlerdeki bir ödevi kış mevsimini anlatan fotoğraflar bulup bir dergi oluşturmaktı. Hemen internetten fotoğraflar bulundu, bastırıldı. Siyah kartın, kurdele vs. malzemeler alındı vee pazar günü faaliyeti olarak daha çok baba-oğul işe koyuldular. Ne yalan söyliyim benim el işi ile aram hiç yoktur. Dolayısıyla bu iş marifetli babaya kaldı.. :)
Çok keyif aldık ama ..:)
Çok keyif aldık ama ..:)
Tribini sevsinler
Bana kızdı bir gün. Surat asacak ya, naz yapacak ya, zoraki ağlamaya çalıştı durdu.Geçti koltuğa, bana arkasını döndü, bir yandan ağlama sesleri çıkartıyor, ağlamaya çalışıyor ama beceremedi bir türlü. :)
İşte saniye saniye surat ifadeleri.. :)
İşte saniye saniye surat ifadeleri.. :)
Neee!! Zatürre mii?
Efe malum bu sene yuvaya başladı. Kışın gelmesiyle birlikte de beklenen oldu ve sürekli burnu akmaya, öksürmeye başladı. Ekim ortasında önce Suprax ile başladı antibiyotik maceramız.. Yanına da Bricanyl şurup.. Nilgün hanım 1 hafta sonra muhakkak kontrole gitmemizi, gerekiyorsa akciğer filmi çektireceğimizi söylemişti.Kontrole gittiğimizde öksürük bitmiş,göğsü rahatlamıştı.1 hafta sonra 29 Ekim günü yükselen ateşi düşüremeyince soluğu acildeki çocuk doktorunda aldık. O da başka bir antibiyotik verdi. Kullandık kullanmasına ama hırıltı tam geçmedi bu sefer.. Bir denefes alıp verirken farklı birşeyler olduğunu hissettik.8 Kasım Cumartesi günü öksürük iyice derinleşince, göğsünü koparırcasına öksürünce, hafif bir ateş de çıkınca bu kez akşamı beklemeden, hazır kendi doktoru hastanedeyken götürmek istedim. Altan çalışıyordu, arabaya atladığım gibi soluğu hastanede aldım. Nilgün Hanım muayene etti uzun uzun ve göğsünün dolu olduğunu, bu kez akciğer filmi istediğini söyledi. Bir de kan tahlili verdi. Önce kan verdik, arkasından da film çektirdik. Film sonuçları ile ilgili raporu okuduğumda işgillendim. Çünkü pnömonik oluşumdan bahsediyordu. Kan tahlilinin de sonucu çıkınca tekrar doktorumuzun odasına geçtik. Nilgün Hanım tahlil sonuçlarına şöyle bir baktı, daha filme bakmadan, "zatürre" dedi.. Film raporuna bakınca da zaten teyit etti. Hatta Efe'nin filmindeki görüntüye "kalbi silmek" dediklerini, enfeksiyonun kalp konturunu sildiğini gösterdi. Yatırıcam sizi dedi. Şoka girdim ben, kadının yüzün boş boş sırıtıyorum farkındayım ama engel olamadım resmen kendime. O da farketti, "farkındayım sen şu an şoka girdin, birazdan ağlamaya başlayacaksın" dedi ve ben o an ağlamaya başladım zaten. Zatürre'nin yeni tip bir virüsünün ortalıkta olduğunu, Efe'nin yatan 4.çocuk olduğunu söyledi. En az 72 saat buradasınız dedi..Yatış işlemlerinin ardından odamıza geçtik.Hemen Altan'ı aradım eşya getirmesi için.
Hemşireler Efe'ye damar yolu açmak ve serum bağlamak için geldiler.. 2 hemşire, ben bir de hasta bakıcı zar zor tutabildik de damar yolunu açtık. Yavrum neye uğradığını şaşırdı.. Buharla ilaç verme kısmı ilk başlarda daha da zordu. Ama zaman geçtikçe alıştı neyse ki..
3,5 yaşındaki bir çocuğa göre 3 gün, sürekli elinde serumla yine iyi durdu oğlum. Onunla yaşamaya alıştı.
Biz hastane odasını eve çevirdik. Arabalar, legolar.. severek oynadığı ne varsa geldi odaya..
Uyurken zor oluyordu tabi, çünkü kablonun üstüne yatınca ilaç gitmiyor tabi.. sürekli tetikte uyuyarak 3 gün geçirdik..
Bu süre içinde 1 kere damar yolu çıktı, öbür eline bir daha açtılar..Arada seruma ara verip koridorda, hastane içinde dolaştırıyorduk ama tabi tekrar takınca bu sefer ilaç yakıyor ve ağlıyordu bir süre..Zor bir süreçti ama çok şükür geçti gitti.. Bir daha tekrarlanmamasını diliyorum..Ama endişelenmemek mümkün değil çünkü Efe adam gibi hiçbir şey yemiyor. Hatta son zamanlarda çorba harici hiçbirşey yemiyor diyebilirim. Çorbanın içine tavuk, köfte, pirzola, balık katarak ihtiyacı olan gıdaları vermeye çalışıyoruz bir şekilde. Maşallah ilaç, şurup içmeyi seviyor. Tahin-pekmez karışımını ilaç diye yediriyoruz. Mandalina, portakal suyunu o görmeden sıkıp boş bir şurup şişesine koyuyor ve şurup diye içiriyoruz. Ballı ekmeğe veya kaşık kaşık bal yemeye dadandı bu ara.. Normal birşeyler yiyor diye seviniyoruz işte:) Çareler tükenmiyor. Bir şekilde vitamin almasını sağlamaya çalışıyoruz..Ama bu durum gerçekten çok yoruyor ve düşündürüyor beni..
Eve döndükten sonra eve de buharla ilaç vermek için bir nebülizatör aldık.Ventolin ve Pulmicort ilaç kullandık. 3 hafta okula gitmedi hastalık sonrası. 4.hafta gitmeye başladı. 4 gün sonunda tekrar burnu akmaya,öksürmeye başladı Soluğu hastanede aldık tabi korkudan. Bu kez ciğerlere inmemiş neyse ki ama dikkat etmek lazım tabi. Bu kez Air Chamber diye bir aletle ilaç vermeye başladık. Bu alet için olan ilaçlar da sprey şeklinde.Ventolin ve Flixotide veriyoruz. her ikisinden de 2şer fıs.. Ayrıca alerjik bir bünyesi olduğu da belli bu sebeple Zaditen kullanıyoruz koruma amaçlı. Bu sene böye geçecek belli.. Seneye herşeyin normale dönmesini diliyorum..
Döner umarım..
Hemşireler Efe'ye damar yolu açmak ve serum bağlamak için geldiler.. 2 hemşire, ben bir de hasta bakıcı zar zor tutabildik de damar yolunu açtık. Yavrum neye uğradığını şaşırdı.. Buharla ilaç verme kısmı ilk başlarda daha da zordu. Ama zaman geçtikçe alıştı neyse ki..
3,5 yaşındaki bir çocuğa göre 3 gün, sürekli elinde serumla yine iyi durdu oğlum. Onunla yaşamaya alıştı.
Biz hastane odasını eve çevirdik. Arabalar, legolar.. severek oynadığı ne varsa geldi odaya..
Uyurken zor oluyordu tabi, çünkü kablonun üstüne yatınca ilaç gitmiyor tabi.. sürekli tetikte uyuyarak 3 gün geçirdik..
Bu süre içinde 1 kere damar yolu çıktı, öbür eline bir daha açtılar..Arada seruma ara verip koridorda, hastane içinde dolaştırıyorduk ama tabi tekrar takınca bu sefer ilaç yakıyor ve ağlıyordu bir süre..Zor bir süreçti ama çok şükür geçti gitti.. Bir daha tekrarlanmamasını diliyorum..Ama endişelenmemek mümkün değil çünkü Efe adam gibi hiçbir şey yemiyor. Hatta son zamanlarda çorba harici hiçbirşey yemiyor diyebilirim. Çorbanın içine tavuk, köfte, pirzola, balık katarak ihtiyacı olan gıdaları vermeye çalışıyoruz bir şekilde. Maşallah ilaç, şurup içmeyi seviyor. Tahin-pekmez karışımını ilaç diye yediriyoruz. Mandalina, portakal suyunu o görmeden sıkıp boş bir şurup şişesine koyuyor ve şurup diye içiriyoruz. Ballı ekmeğe veya kaşık kaşık bal yemeye dadandı bu ara.. Normal birşeyler yiyor diye seviniyoruz işte:) Çareler tükenmiyor. Bir şekilde vitamin almasını sağlamaya çalışıyoruz..Ama bu durum gerçekten çok yoruyor ve düşündürüyor beni..
Eve döndükten sonra eve de buharla ilaç vermek için bir nebülizatör aldık.Ventolin ve Pulmicort ilaç kullandık. 3 hafta okula gitmedi hastalık sonrası. 4.hafta gitmeye başladı. 4 gün sonunda tekrar burnu akmaya,öksürmeye başladı Soluğu hastanede aldık tabi korkudan. Bu kez ciğerlere inmemiş neyse ki ama dikkat etmek lazım tabi. Bu kez Air Chamber diye bir aletle ilaç vermeye başladık. Bu alet için olan ilaçlar da sprey şeklinde.Ventolin ve Flixotide veriyoruz. her ikisinden de 2şer fıs.. Ayrıca alerjik bir bünyesi olduğu da belli bu sebeple Zaditen kullanıyoruz koruma amaçlı. Bu sene böye geçecek belli.. Seneye herşeyin normale dönmesini diliyorum..
Döner umarım..
2 Aralık 2014 Salı
Sayılı Pijama
Ne zamandır aklımdaydı sayılara olan aşırı ilgisi sebebiyle sayılı nevresim takımı ve pijama almak istiyordum. Nevresim takımını henüz bulamadım ama aradığım pijamayı Mothercare'de buldum.. Nasıl beğendi, mest oldu görünce anlatamam.. Sevdi elleriyle, hemen giymek istedi.. :)
Bu mutluluğu herşeye değer..
Bu mutluluğu herşeye değer..
Laf Ebesi
Her gün yeni bir macera.. Yeni laflar, yeni öğrendikleri..Neler var neler..
**Bir gün servisten anneme "Kankaa" diyerek inmiş. Bir arkadaşı ona öyle diyormuş..
**Okuldan geldiğinde annemden çikolata istemiş. Evde olduğu için markete götürmemiş annem. Sen misin markete götürmeyen.. Hemen oracıkta, sokakta, yere oturuvermiş ve patlatmış lafı: "O zaman yere otururum ben de" ... :),
**-Ben okulda çok konuşmuyorum
-Neden konuşmuyorsun Efe?
-Yaramaz çocuklar konuşmaz, o yüzden ben de okulda konuşmuyorum..
**Ekim ayı sonundan beri hastalık, grip yakamızı bırakmadı. İlk günlerde doktorumuz öksürük için Bricanyl isimli bir ilaç vermişti. Ancak aromalı şuruplara alışkın, şurup içmeye bayılan Efe bu şuruptan nefret etti. Kaçar oldu şişesini görünce.. Tadına baktık, gerçekten de nasıl acı nasıl acı..Kontrol için doktorumuza gittiğimizde ise Nilgün Hanım'a bakıp şöyle dedi:Bricanyl ağzımı acıtıyor, beni acıtıyor o!!!
**Benzer bir diyalog da bir akşam ateşi düşmeyip soluğu acildeki çocuk doktorunda aldığımızda kuruldu. Nöbetçi çocuk doktoru: Bir yerin acıyor mu? Kulağın, boğazın? Efe'nin cevanı hazır: Bricanyl acıtıyor beni!!
**Geçen gün anneannesi yemek yaparken o da dereotu ayıklamak istemiş, ayıklamış da.. Bitirince de dönüp:"Teşekkür et banaa" diyivermiş..
**Ben: Efeee, sen sıpa mısıın?
Efe: Değilim
Ben: Kuzu musun?
Efe: Değilim
Ben: Nesin peki?
Efe: Erkekim
Ben: ???!!!
**Okuldaki arkadaşlarının isimlerini söylemiyor ama öğretmeninden bazı isimleri öğrendim. Poyraz en çok oynadığı, Ece,Duru,Ali Kerem,Yasin..Ama Yasin'i sevmiyor çünkü sınıftaki doktor setiyşe Efe'yi kolundan muayene ediyormuş..:)
**Bir de "bana bakan arkadaş" diye isimlendirdiği biri var ama kim olduğu bilinmiyor. Öğretmenine Efe'den duyduğum kadarıyla bahsettim özelliklerini ama o özelliklerde kimseyi bulamadı.. Çok merak ettim açıkçası.. Acaba uyduruyor mu?Ama bir sürü ayrıntı verdi çocukla ilgili..
**Şu genler hakikaten ilginç..Mandalinanın suyunu sıkıp şurup şişesine koyuyoruz, normal versem hayatta içmez ama şurup diye lıkır lıkır içiyor.. Ama anası kılıklı.. İçtiği bardağun kenarına mandalinanın taneleri gelirse hemen bardağın temiz tarafını çevirip oradan içmeye devam ediyor :) Eh benim de 35 yaşıma yaklaştığım şu günlerde alen portakal suyu vs. içerken pütürden hiç hazetmediğimi ve bardağı çevire çevire içtiğimi düşünürsek... Armut dibine düşer diyebiliriz sanırım.. :)
**Yemek konusu hala sorunumuz.. Artık kül yutmuyor hiçbir şekilde oyalanmıyor.. yani öyle eline oyalanabileceği birşey verelim o arada hemen yedirelim olayı hayal.. Gaza gelip koşarak geldi masaya, sonra bir anda arkasını dönüp gitti.. Noldu diye sordum: Vazgeçtim yemekten.. :)!!!
16 Ekim 2014 Perşembe
Turuncu yazılı, beyaz Nike spor ayakkabı
Bir süredir ara ara dilinde :"Annee bana beyaz spor ayakkabı alalım" diyip duruyordu.
2 gün önce akşam eve gelirken dedi en son. Ayağında bir süre önce aldığımız gri Nike spor ayakkabıları vardı.
-Annee beyaz spor ayakkabı alalım mıı?
-Efecim daha yeni aldık ayağındaki ayakkabıları. Bunlar eskisin beyaz alırız o zaman
Gözü ayaklarına gitti
-Eskimiş bunlaar
-Yok anneim yeni aldık bunları
-Yooo eskimiişş, beyaz alalımm..
dedi. konu da orada kapandı.
Dün akşam anneme yumurtlamış esas bombayı:
-Anneannee, beyaz Nike spor ayakkabı alalım.. demiş.
Annem de gri Nike ayakkabısı olduğunu göstermiş. Bizimkinin cevap:
-Arkadaşımda beyaz Nike var. Bana da alalım.. Turuncu Nike yazıyoo
(!!??)
-Neresinde yazıyor turuncu Nike?
diyince annem bu sefer eğilip kendi ayakkabısında yeşil yazan Nike yazısını ve işaretini göstermiş ve burası turuncu demiş..
-Arkadaşıma da gri alalım.. demiş uyanık. Aynısı olmasın diye herhalde.. :)
Annem de cevap olarak:
-Ona da babası alsın.. demiş..
Çok çabuk başladı arkadaşlarında gördüklerini istemeye sanki.. :) Ne yapıcaz bu çocukla bakalım ..:)
2 gün önce akşam eve gelirken dedi en son. Ayağında bir süre önce aldığımız gri Nike spor ayakkabıları vardı.
-Annee beyaz spor ayakkabı alalım mıı?
-Efecim daha yeni aldık ayağındaki ayakkabıları. Bunlar eskisin beyaz alırız o zaman
Gözü ayaklarına gitti
-Eskimiş bunlaar
-Yok anneim yeni aldık bunları
-Yooo eskimiişş, beyaz alalımm..
dedi. konu da orada kapandı.
Dün akşam anneme yumurtlamış esas bombayı:
-Anneannee, beyaz Nike spor ayakkabı alalım.. demiş.
Annem de gri Nike ayakkabısı olduğunu göstermiş. Bizimkinin cevap:
-Arkadaşımda beyaz Nike var. Bana da alalım.. Turuncu Nike yazıyoo
(!!??)
-Neresinde yazıyor turuncu Nike?
diyince annem bu sefer eğilip kendi ayakkabısında yeşil yazan Nike yazısını ve işaretini göstermiş ve burası turuncu demiş..
-Arkadaşıma da gri alalım.. demiş uyanık. Aynısı olmasın diye herhalde.. :)
Annem de cevap olarak:
-Ona da babası alsın.. demiş..
Çok çabuk başladı arkadaşlarında gördüklerini istemeye sanki.. :) Ne yapıcaz bu çocukla bakalım ..:)
Neler yapıyoruz, neler konuşuyoruz?
**Okul bahçesinde bir Atatürk büstü vardı yanlış hatırlamıyorsam,herhalde oradan öğrenmiş.. Geçen gün Kalamış Parkı’nda gördüğü alakasız bir heykeli işaret ederek “Atatürkkk” demesi güldürdü bizi.. Heykel bir kadına aitti çünkü.. Yavrum, Atatürk’ü kişi olarak değil de heykel/büst olarak bellemiş..J
**Bu aralar Neden/Niye? Sorularına başladık.. sokakta yıkılan bir bina görse:
-Annee apartman kırılmıış.
**Bu aralar Neden/Niye? Sorularına başladık.. sokakta yıkılan bir bina görse:
-Annee apartman kırılmıış.
-Evet annecim, yıkmışlar.
-Niye kırılmış?
-Yenisini yapacaklarmış
-Niye yenisini yapacaklarmış?
-Eskimiş onun için
-Niye eskimiş?
-Çok kullanılmış onun için..
… anne tıkanana ve konuyu dğeiştirene kadar sürüp gidiyor bu diyaloglarımız..
**Bu ara fena halde yemek yapmaya takmış durumda.. Yemek yemeyen Efe yemek yapmaya, yemek yapma oyunu oynamaya bayılıyor.Mutfaktaki tencere, tavaları, kaşıkları alıp salonun ortasına getiriyor. İçine legoları dolduruyor tencerelerin.
-Annee sana yemek yaptım, al ye..
-Ne yaptın annecim yemek olarak?
-Yoğurt çorbası
-Hımm.. yiyeyim hemen namnamnamm..
-Annee sana yemek yapıyorum
-Aferin oğlum yap
-İçine yağ da koyalıım, ama sıçramasın, cızz etmesinn..
İçi lego dolu tencere elde sallanır.. J
Bu arada içine havuc atıyoruzz derken turuncu bir lego, içine limon koyuyoruz derken sarı, domates derken kırmızı eklemeyi de ihmal etmiyor.. pek gerçekçi..
**Efe doğduğundan beri tv yi açmamazlık etmedik hiç.. Gündüzleri annemin televizyon seyretme alışkanlığı olmaması sebebiyle zaten hep kapalıydı tv. Akşam ben gelince açıyordum.. saklamak istemedim.. onunla beraber yaşamaya alışsın, saklanan, gizlenen her zaman çekici gelir düşüncesindeydim çünkü..
O zamandan beri tv meraklısı olmadı Efe.. Baby tv de tek sevdiği ve gözlerinin takıldığı çizgi film Egg Birds oldu.. Sonra şarkılarını sevdiği çizgi filmler oldu ama hiç öyle gözü tv de takılı kalan bir bebek olmadı..
Pepe'den nefret etti.. arada çaktırmadan açtığım zaman hemen “değiştireliimm “ diye mızmızlandı.. Hatta şu an Cnbc-e deki Monsters vs. Aliens haricinde hiçbir çizgi filmi izlemek dahi istemiyor diyebilirim. Çizgi film açar açmaz kanal değiştirmek için tepiniyor resmen..
En çok sevdikleri, açmak için direttikleri ise Eurosport(özellikle kayak ve bilardo izlemeyi seviyor).. Esas favorisi ise yemek kanalı- Turkmax gurme .. açıp açıp yemek yapıyorlarr diyor.. duyduğu cümleleri tekrar ediyor, tencere, kaşık falan alıp yemek yapalım diye geliyor..
Kapı merakı yüzünden “bu çocuk kapıcı olacak”,Kredi kartı, pos makinesi merakı yüzünden “bu çocuk garson olacak” diyen Cucu teyzeee yemek yapma merakı için ne diyeceksin bakalım? Sence iyi bir aşçı olur mu oğlum J
Terazi Lastik Jimnastik
Anaokulunun eve gönderdiği kağıtta kış spor kulübü adı altında yüzme veya jimnastiğe katılabileceği yazıyordu. Efe'nin muhakkak bir spor dalıyla uğraşmasını istiyorum. Biz de onun zevklerini, yapmaktan keyif aldığı şeyleri düşününce Jimnastik olsun dedik. Bu bir başlangıç olur..Severse daha profesyonel bir şekilde veya başka bir spor dalıyla devam eder dedik.
Jimnastik için haftada 1 gün, Ataşehir'deki My Gym'e gidiyorlar. Yıl sonunda da bir spor gösterisi yapacaklarmış.. Bu Salı ilk dersleri vardı. Merakla bekliyordum açıkçası. Bir taraftan Efe'nin çok seveceğini düşünüyordum ama diğer taraftan da önyargılı olduğunu bildiğim için başlarda çekinebileceğini, katılmak istemeyebileceğini düşünmüştüm. İletişim defterine de yazdım hatta öğretmenine hitaben; eğer birkaç ders boyunca hiç katılmazsa haber vermelerini, boşuna gitmemesini yazdım. Salı günü öğleden sonra telefonum çaldı vee spor öğretmeni Burçak Hanım karşımdaydı. Her veliyi arayıp bilgi verdiğini söyledi. Efe'nin çoooooook keyif aldığını söyledi.. Yaz okulunda gördüğü kadarıyla uzak duracağını düşündüğünü ama oğlumun her hareketi yaptığını, çok eğlendiğini iletti. Nasıl mutlu oldum, nasıl sevindim anlatamam. Tabi klasik bir jimnastik merkezi hareketleri değildir muhtemelen ama ön yargılı oğlum için güzel bir gelişme bence.. Umarım severek gider ve spor hayatının temelleri atılır böylece.. :)
İnsanlık için küçük, Efe için kocamaaann bir adım.. :)
Jimnastik için haftada 1 gün, Ataşehir'deki My Gym'e gidiyorlar. Yıl sonunda da bir spor gösterisi yapacaklarmış.. Bu Salı ilk dersleri vardı. Merakla bekliyordum açıkçası. Bir taraftan Efe'nin çok seveceğini düşünüyordum ama diğer taraftan da önyargılı olduğunu bildiğim için başlarda çekinebileceğini, katılmak istemeyebileceğini düşünmüştüm. İletişim defterine de yazdım hatta öğretmenine hitaben; eğer birkaç ders boyunca hiç katılmazsa haber vermelerini, boşuna gitmemesini yazdım. Salı günü öğleden sonra telefonum çaldı vee spor öğretmeni Burçak Hanım karşımdaydı. Her veliyi arayıp bilgi verdiğini söyledi. Efe'nin çoooooook keyif aldığını söyledi.. Yaz okulunda gördüğü kadarıyla uzak duracağını düşündüğünü ama oğlumun her hareketi yaptığını, çok eğlendiğini iletti. Nasıl mutlu oldum, nasıl sevindim anlatamam. Tabi klasik bir jimnastik merkezi hareketleri değildir muhtemelen ama ön yargılı oğlum için güzel bir gelişme bence.. Umarım severek gider ve spor hayatının temelleri atılır böylece.. :)
İnsanlık için küçük, Efe için kocamaaann bir adım.. :)
Neşeli Sincaplar
Efe'nin okuldaki sınıfı "Neşeli Sincaplar" mış, öğretmeni Nurşen Hanım yazmış defterinin üstüne..
Okulda uyumamaya halen devam. Direniyor resmen. Tabi akşama doğru iyice bastırıyor uyku. Anneme geldiğinde sürekli "evime gitmek istiyorum" diyip duruyor.. Eve gelir gelmez de yatmak istiyor, hemencecik de uyuyor zaten.. Haftaiçi hiç vakit geçiremiyoruz artık maalesef.. Ah bir uyusa, bütün sorun bitecek ama.. İşte inadım inat halleri..:)
Okuldaki destekleyici eğitim uygulamaları sebebiyle haftanın hemen her günü birşeyler bekleniyor biz velilerden de..
Pazartesi: Arkadaşlarımla paylaşıyorum günü- okula, arkadaşlarıyla paylaşsın diye ev yapımı yiyecek gönderiyoruz.ev yapımı olmazsa da meyve,sütü kabuksuz kuruyemiş olabilir tercihen demişler gönderdikleri bilgilendirme yazısında.. Her pazar günü acaba ne yapsam yarına diye telaşlanıyorum valla :)Bazen Efe ile beraber yapıyoruz, kek yapacaksam mesela..
Salı: Kitap günü- evden bir kitap gönderiyoruz.Amaç belli; kitap okuma alışkanlığı kazandırma,Yaratıcılık,sorun çözme, hayal gücü, etkin dinleme,kısa ve uzun süreli hafıza becerilerini geliştirme ve tabi farklı kaynaklarla tanışma..
Çarşamba: Göster/anlat günü-Her çocuk evden kendi seçtikleri bir eşyayı/nesneyi götürüyor, grup önünde arkadaşlarına gösteriyor ve tanıtım yapıyor. Böylece grup önünde konuşma, gözlem yapma, ayrıntıya dikkat etme becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eşya öne arkadaşlara gösteriliyor, elden ele geçirilip dokunuyor tüm çocuklar ve eşyayı getiren çocuk tanıtıyor, arkadaşları sorular soruyor..
Perşembe: Parti,gezi günü..
Cuma: Oyuncak günü- yine kendi seçtikleri bir oyuncağı okula götürüyorlar, paylaşıyorlar,oyun kuruyorlar, gerektiğinde liderlik yapma ve oyun yönetme becerilerinin gelişmesi amaçlanmış bu aktiviteyle de..
Okulun internet sayfasında velilerin kullanıcı adı ve şifreyle girebilecekleri bir alan bulunmakta. Burada da çocuğun ait olduğu sınıfta o hafta işlenenler ve gelecek hafta işlenecek konular, ingilizce dersinde neler öğrenecekleri bülten olarak sunulmakta. Ayrıca çeşitli konularda okul psikoloğunun yazdığı yazılar da var. Bir de henüz olmasa da öğrenci hakkında rehberlik bülteninin konulacağı bir sayfa da bulunmakta..
Bir de kış spor kulübü var. İsteyen veliler çocuklarını 2 branştan birine dahil edebiliyorlar: Yüzme veya Jimnastik.
Yaz okulunda okulun diğer şubesinde havuz olmasına rağmen Efe'nin girmek istememesini düşününce bizim için seçenek belliydi tabi: jimnastik.. Zaten Efe sportif faaliyetlerin adamı malum.. :) Nerede tırmanma gerektiren, spor gerektiren iş var, bayılıyor. Parklarda yetişkinler için yapılan spor aletlerine çıkıp "spor yapıyorumm" diyip duruyor..
Biz de bu sebeple jimnastiğe gitmesini uygun bulduk. İlk dersleri bu hafta salı günüydü. Dersle ilgili detaylar başka bir yazı konusu ama :)
Okulun facebook sayfasında gördüğüm aşağıdaki fotoğrafta merakla öğretmenine bakan, öğretmenin sağındaki 2. çocuk(siyah tshirtlü olan) kim acabaa?
Okulda uyumamaya halen devam. Direniyor resmen. Tabi akşama doğru iyice bastırıyor uyku. Anneme geldiğinde sürekli "evime gitmek istiyorum" diyip duruyor.. Eve gelir gelmez de yatmak istiyor, hemencecik de uyuyor zaten.. Haftaiçi hiç vakit geçiremiyoruz artık maalesef.. Ah bir uyusa, bütün sorun bitecek ama.. İşte inadım inat halleri..:)
Okuldaki destekleyici eğitim uygulamaları sebebiyle haftanın hemen her günü birşeyler bekleniyor biz velilerden de..
Pazartesi: Arkadaşlarımla paylaşıyorum günü- okula, arkadaşlarıyla paylaşsın diye ev yapımı yiyecek gönderiyoruz.ev yapımı olmazsa da meyve,sütü kabuksuz kuruyemiş olabilir tercihen demişler gönderdikleri bilgilendirme yazısında.. Her pazar günü acaba ne yapsam yarına diye telaşlanıyorum valla :)Bazen Efe ile beraber yapıyoruz, kek yapacaksam mesela..
Salı: Kitap günü- evden bir kitap gönderiyoruz.Amaç belli; kitap okuma alışkanlığı kazandırma,Yaratıcılık,sorun çözme, hayal gücü, etkin dinleme,kısa ve uzun süreli hafıza becerilerini geliştirme ve tabi farklı kaynaklarla tanışma..
Çarşamba: Göster/anlat günü-Her çocuk evden kendi seçtikleri bir eşyayı/nesneyi götürüyor, grup önünde arkadaşlarına gösteriyor ve tanıtım yapıyor. Böylece grup önünde konuşma, gözlem yapma, ayrıntıya dikkat etme becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eşya öne arkadaşlara gösteriliyor, elden ele geçirilip dokunuyor tüm çocuklar ve eşyayı getiren çocuk tanıtıyor, arkadaşları sorular soruyor..
Perşembe: Parti,gezi günü..
Cuma: Oyuncak günü- yine kendi seçtikleri bir oyuncağı okula götürüyorlar, paylaşıyorlar,oyun kuruyorlar, gerektiğinde liderlik yapma ve oyun yönetme becerilerinin gelişmesi amaçlanmış bu aktiviteyle de..
Okulun internet sayfasında velilerin kullanıcı adı ve şifreyle girebilecekleri bir alan bulunmakta. Burada da çocuğun ait olduğu sınıfta o hafta işlenenler ve gelecek hafta işlenecek konular, ingilizce dersinde neler öğrenecekleri bülten olarak sunulmakta. Ayrıca çeşitli konularda okul psikoloğunun yazdığı yazılar da var. Bir de henüz olmasa da öğrenci hakkında rehberlik bülteninin konulacağı bir sayfa da bulunmakta..
Bir de kış spor kulübü var. İsteyen veliler çocuklarını 2 branştan birine dahil edebiliyorlar: Yüzme veya Jimnastik.
Yaz okulunda okulun diğer şubesinde havuz olmasına rağmen Efe'nin girmek istememesini düşününce bizim için seçenek belliydi tabi: jimnastik.. Zaten Efe sportif faaliyetlerin adamı malum.. :) Nerede tırmanma gerektiren, spor gerektiren iş var, bayılıyor. Parklarda yetişkinler için yapılan spor aletlerine çıkıp "spor yapıyorumm" diyip duruyor..
Biz de bu sebeple jimnastiğe gitmesini uygun bulduk. İlk dersleri bu hafta salı günüydü. Dersle ilgili detaylar başka bir yazı konusu ama :)
Okulun facebook sayfasında gördüğüm aşağıdaki fotoğrafta merakla öğretmenine bakan, öğretmenin sağındaki 2. çocuk(siyah tshirtlü olan) kim acabaa?
30 Eylül 2014 Salı
Yorgun savasci
Okulda uyumamakta direnen kuzum anneannesinde beni beklerken her aksam gelmeme yakin basliyor uyku iyice bastirinca "evime gitmek istiyoruum" diye soylenmeye..Bazen de dayanamayip koltukta sekerleme yapiyor biraz..Bugunse mutfak masasinin basinda annemi izlerken kapanmis gozleri.. E be oglum inat etmeyip okulda uyusan boyle olmayacak ama..


24 Eylül 2014 Çarşamba
Beni almaya mi geliyorsun?
Dun yuvadan anneme geldikten sonra eline almis telefonu ve once benimle,sonra da babasiyla konusur gibi yapmis:
-Anne,sen beni almaya mi geliyorsun?
-himm hangi yoldan geliyorsun?karsidaki yoldan mi?(sanki ben birsey soylemisim de o da karsiliginda cevap veriyor)
-bana yogurt getiriyormusun?
-himm..oldu o zaman.gorusuruuzzz..
.....
-baba beni almaya mi geliyorsun?gelirken yogurt getirir misin?
-tamam peki..gorusuruuzz..
:))))
-Anne,sen beni almaya mi geliyorsun?
-himm hangi yoldan geliyorsun?karsidaki yoldan mi?(sanki ben birsey soylemisim de o da karsiliginda cevap veriyor)
-bana yogurt getiriyormusun?
-himm..oldu o zaman.gorusuruuzzz..
.....
-baba beni almaya mi geliyorsun?gelirken yogurt getirir misin?
-tamam peki..gorusuruuzz..
:))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































