Doktor kontrollerimiz artık daha seyrekleşince ay dönümleri unutulup yazılar da yazılmamaya başlandı haliyle..
Hazır aklıma gelmişkeenn son zamanlarda neler yapıyoruz bir gözatalım;
* Efe son 2 aydır bezini her açtığımızda pipisini tutmaya bayılıyor..Ciddi ciddi tutuyor.Kafasını dağıtmaya çalışıyorum falan alışmasın diye ama bazen işe yaramıyor.. Çok da komik oluyor.
* "Efe çok çiş yapmış mı?Bezini değiştirelim mi?" dediğimizde hemen elini bezine götürüyor, bazen elimden tutup beraber bez alıyoruz..
* Son 1 haftadır uyumaya giderken anneannesi "yat borusu" çalıyormuş.. Yok yok gülmeyin.. ellerini ağzına götürüp "dütdürüdüüüütt" diyor ve öyle yatağa koyuyormuş.. O sesi duyunca anlıyormuş ki uyku vakti.. Dün akşam elimden tutup mutfağa doğru gidiyordu uyku saatinde.. Hemen yat borusunu çaldım, yönünü değiştirip yatak odasına gitti ve yattı..:)
* Bulaşık makinesi en sevdiği oyuncak. Kapağını saatlerce açıp kapatabilir, sepetleri saatlerce çekip geri itebilir.. Hiiç sıkılmadaann.. Çok ilginç geliyor bize..
* Bir zamanlar yoğurdu yedirmek için denemediğimiz yol kalmamıştı. Meyveyle karıştırdık, kekle karıştırdık,yemekle karıştırdık, balla karıştırdık..Şimdilerde ise sek yoğurda bayılıyor..Kavanozu görünce çıldırıyor.
*Hipp in çocuk bisküvisi de favorilerimizden. Salondayken eğer canı istemişse elinden tutup mutfağa götürüyor ve olduğu rafı işaret edip istediğini belli ediyor. Bazen de erişebileceği bir yerde bıraktıysak kendi uzanıp elini daldırıyor kutunun içine ve yiyor afiyetle..
* Yeme alışkanlıkları değişiyor cidden. Eskiden ne versek hapur hupur yerdi şimdilerde yemek beğendiremiyoruz.. Köfte, pilav kabulümüz, bayıldığımız bulgur pilavı/taze fasulye kesinlikle tükürülüyor. Balık bir yeniyor, bir yerlerde yerini alıyor. Kabak yemeği de aynı şekilde.. Nazar değmesin kıymalı tarhana çorbasına çıldırılıyor. Ve ne hikmetse Hipp'in mamalarına her daim bayılınıyor.. İçine ne koyuyorlarsa... Kahvaltı ise şiddetle reddediliyor hala.. Ama ne verdiğimize bile bakmadan.
* Süt manyaklığımız devam ediyor. Günde 400 ml inek sütümüz hüppp diye bitiriliyor. Daha olsa içecek, o derece.. (Maşallaahh)
* Hiç istemediğim halde gece Aptamil ile beslenmelerimiz de devam ediyor. Cansu'nun kuzeninin önerisiyle Aptamili seyrelterek koymaya başlamıştım geçtiğimiz haftalarda. Yani mesela arkasında 30ml suya 1 ölçek aptamil diyor. Mesela 120 ml suya 4 ölçek yerine 2 ölçek falan koymaya başladım.. Acaip huysuzlaştı, gecenin bir yarısı uyanıp deli gibi bağırıp çığlık atmaya başladı. Gece beslenme sayımız azaldı ok ama çığlıklarla uyumaya başladı. 3-4 gün sonra geçer dedim..(malum alışması için o kadar zaman yeter derler ya).. yok.. gittikçe daha kötüye gitmeye başladı, ben de eskisi gibi tam ölçek vermeye döndüm.. Napalım varsın bir süre daha gece beslensin.. Elbet zamanı gelip kendini hazır hissedince bırakır.. Şu an gece uykusuna yatarken 210 ml aptamil hazırlıyoruz.. Bazen onu bitirmeden uykuya dalıyor, bazen bitiriyor. O bittiği zaman 120ml lik hazırlıyoruz.. Çoğunlukla bu ikisi yetiyor ama diş çıkartma dönemiyse vay halimize.. üstüne bir 90ml lik bir de 60 ml ilik içmeden sabahı göremiyoruzz..
* Sabahları 7.30-8.00 gibi uyanıyor. Günde 1 kez uyuyor öğle yemeği sonrası. Genelde 2-3 saat..Akşamları öğleden sonraki kalkış saatine göre 21.00-21.30 gibiy atıyor yatağına, kimi zaman 5 dak içinde, kimi zaman ise 1 saati buluyor uyuması.. Arada bağırıyor yanına gitmem için. Gidip iki dakika ninni söylüyorum ve çıkıyorum tekrar..Gece genelde 12.30-01.00 gibi ve 04-05 arası uyanıyor ve süt içiyordu normalde, son 1 haftadır gece 3 -5 arası uyanıyor ve süt istiyor.. Kalkıp biberonunu verip geri yatıyorum.. Bazen de beni hiç kaldırmıyor, bir bakıyorum sabah olmuş. Odasına gittiğimde görüyorum ki kalkmış gece ve başucundan biberonunu alıp içmiş.. :)
* Bilgisayar tuşlarına basmaya bayılıyor. Biz lap topı açınca kurtaramıyorduk, annem çalışmayan, eski lap top ını getirdi de rahatladık.. O laptopın oğlumun elinden neler çektiğini görseniz. Tuşlarını çıkartıyor, üstüne basıp zıplıyor, içine oturuyor koltuk gibi..
* Bu aralar ara sıra bizim gibi sandalyede oturma isteği başgösterdi. Kahvaltı ederken veya yemek yerken bir anda bağırıp sandalyeye çıkmak istiyor..5 dak oturup iniyor sonra..
* En büyük sıkıntımız; birçok şeyi bağırarak anlatmaya çalışıyor. Bu huyundan vazgeçirmeye çalışıyoruz.. İnşallahh başarıcaz.
* Altan'ın kemerleri ve kravatları da vazgeçilmez oyuncaklarımız.
* Artık bizim yatağa ve salondaki koltuklara yardımsız çıkabiliyor. Akşam babası geldikten sonraki rutinimiz; baba gelir ve Efe'yi kucağına alır. Birlikte yatak odasına, babanın üstünü değiştirmeye giderler. Baba Efe'yi yere bırakır, Efe hemen yatağa çıkar, oturur ve bekler. Baba, kemerlerinden birini alır, Efe'ye verir.. Efe biraz oynar, evirir çevirir. Sonra babayla banyoya gider, babanın elini, yüzünü yıkamasını bekler..
* Artık pusette oturmak istemiyor, otursa da yan dönüyor, arkasına bile dönüyor, ayağa kalkmaya çalışıyor..
* Konuşmasında çok büyük gelişme yok. Malum erkek çocuklar daha geç konuşuyor hep söylenen bir gerçek sanırım. En çok söylediği kelime "Apmaaa"-yapma demek oluyor bu kelime.. Çok cilveli söylüyor ama..Anne, hade, gel, abbaa(atta yani),baaaabaaa da arada kullandığı kelimeler. Baybay yapmaya bayılıyor. Bir ara hoşgeldin dediğimizde tokalaşıyordu, şimdilerde bıraktı..
* Geçen gün masal okudum bir tane.. Çok hoşuna gitti, koşarak gelip boynuma sarıldı. Masal bitince gidip bir tane daha kitap getirdi ve okumamı istedi.
* 2 ay önce nesneleri sürekli atma huyu vardı. Artık atmıyor. Birşeyi bırakmak isteidğinde çoğunlukla ıııhhıııhh diyerek elimize veriyor, bazen de masa, koltuk gibi koyacak yer varsa oraya bırakabiliyor.
* Bu aralar araba koltuğunda oturmaktan hoşlanmıyor. Çoğunlukla oturmak istemiyor. Çubuk kraker imdadımıza yetişiyor böyle anlarda.. Artık arabada her daim bir paket çubuk kraker bulunduruyoruz.
*Attaa dediğimizde hemen koşup kapıya gidiyor ve açmamızı istiyor.
*Bıcı bıcı diyip banyoya götürdüğümüzde ve soymaya başladığımızda hemen adımını atıp duşun içine giriyor ve bekliyor..
*İlk kazasını geçtiğimiz hafta yaşadı. Pazar günü Bağdat Caddesi'nde BiBuçuk'taydık. Efe de ortalıkta geziniyordu elimden tutup.. O sırada koltukta duran ıslak mendilini farketmesiyle elimi bırakıp öne atılması bir oldu vee baammmm masanın kenarı oğlumun tam da gözünün kenaırna çarptı.. Allah korudu da gözüne gelmedi.. Ama kızardı gözünün kenarı ve hafifçe de içi.. Korktuk, hastaneye gittik göz doktoruna.. Allahtan birşey çıkmadı..
*Bu aralar ben çatal tutuyorsam mesela ve yemek yiyorsam o da eline bir çatal alıp tabağa batırırcasına hareketler yapmaya başladı ara ara..Bardak kullanımı ise hiiçç yok.. Özenmiyor da..
* Anne kuzusu haline devam.. Ben varsam Altan'ı gözü görmüyor, ben yoksam sorun yok. Babasıyla oynarken ben de oradaysam bir an bakıyor ve sanki beni ihmal etmiş de ben de üzülmüşüm gibi düşünüyor herhalde ki koşa koşa gelip bana sarılıyor.. O haline bayılıyoruummm..
İşte hızlıca büyüyen tosunumun son marifetleri..
Efe'nin yaşı

18 Ekim 2012 Perşembe
6 Ekim 2012 Cumartesi
4 Ekim 2012 Perşembe
Deli Zeyna'nın partisi
Ne zamandır yazmak istediğim ama bir türlü fotoğrafları bir araya getirip de yazamadığım bir partiydi Deli Zeyna'nın 1.yaş partisi.. Biz esas gününde, Alanya'da da beraberdik ama Cansu bir kez de İstanbul'da arkadaşlarıyla kutlamak istedi. Tabi biz de yerimizi aldık en ön sıradan..
1 ay öncesinden başladı benim telaşım ne alsam Zeyno'ma diye.. Ona baktım beğenmedim, buna baktım beğenmedim. Kıyafet almak istemedim, ille de oyuncak olsun ama kimsenin aklına gelmeyecek birşey olsun istedim. Hediye konusunda pişti olmak en sevmediğim şeylerden. Özenip bezenip, kafa yorularak alınmış hediyelere bayılırım. Bu sebeple kılı kırk yararak araştırdık Altan'la.. Günlerce birbirimize bulduklarımızı gönderdik. O illa salıncak alalım dedi. Aslında çok cazip fikirdi ama Zeynep'in evi o salıncağa yer bulacak müsaitlikte değildi. E her seferinde katla koy kenara da olmazdı. Vazgeçtik..
Sonundaa sallanan oyuncaklardan almaya karar verdik ama bu sefer sıradaki soru: Hangi markanınkini alıcaz? dı. Hepsine bizzat mağazalarda baktım ve sonunda Kiddieland in Sallanan Midillisini kuzuya uygun buldum. Hem sallanıyordu, hem de tekerlekleri vardı. Çok fonksiyonluydu.. Hem kulaklarına basınca titriyor ve ses çıkartıyordu.. Hem de pespembeydi en şekerinden tam da kız çocuğuna özel..
Doğumgünü partisi Zeynep'in evinin olduğu Ayazağa Oyak Sitesi'nin Sosyal Tesisi'ndeydi. Normalde Ayazağa'da dışarıda rüzgarsız bir hava bulup oturmak Eylül ayında pek mümkün değil iken hava sürpriz yaptı ve dışarıda kutlama yapabildik. Sürüyle çocuk vardı partide.. Hepsi boy boy, yaş yaş.. Hatta çoğunun yaşı aynıydı, sadece ayları farklıydı diyebilirim sanırım..:) Efe kah babasıyla kah benimle dolandı durdu sürkeli.. parka gitti, geldi, masalar arasında dolaştı.. Bolca mahlepli kurabiye yedi. Zaten onlar da olmasa hiç yerinde durmuyordu..
Bu arada söylemeden geçemiycem oğlum diye söylemiyorum günün en şık erkeği de oydu vallahi.. Beyaz gömleği, gri pantalonu ve papyonuyla tam bir küçük adam olmuştu ve çoookda yakışmıştı bence bu kıyafet oğluma :)
Zeynep pastasını üfledikten sonra herkesle tek tek fotoğraf çektirdi. Ha 2 kere de pastasına ayağını geçirdi resmen.. Ayakkabı krema içinde kaldı.. :)
Partiyle ilgili detayları Zeyno'nun annesi güzelce yazmış tam da şu adreste: http://zeynolugunler.blogspot.com/2012/09/zeyno-dogumgunu-kutlamalalar-varan-3.html
Ben de günün Efe'li fotoğraflarından bir demet sunayım dedim.. :)
Geçen sene daha Efe 40 günlük bile değilken hastaneye ziyarete gitmiştik ailecek. Şimdi koskoca 1 yıl geçti bile..
Daha nice yaşların olsun Zeynomm hep birlikte, sağlıklı, mutlu,huzurlu.. İleride başarılarını da beraber kutlayalım.. Sonra nişanını, evliliğini inşallaahh.. Senin doğumuna da ziyarete gelelim.. Tecrübelerimizi aktaralım sana.. Olur mu?
1 ay öncesinden başladı benim telaşım ne alsam Zeyno'ma diye.. Ona baktım beğenmedim, buna baktım beğenmedim. Kıyafet almak istemedim, ille de oyuncak olsun ama kimsenin aklına gelmeyecek birşey olsun istedim. Hediye konusunda pişti olmak en sevmediğim şeylerden. Özenip bezenip, kafa yorularak alınmış hediyelere bayılırım. Bu sebeple kılı kırk yararak araştırdık Altan'la.. Günlerce birbirimize bulduklarımızı gönderdik. O illa salıncak alalım dedi. Aslında çok cazip fikirdi ama Zeynep'in evi o salıncağa yer bulacak müsaitlikte değildi. E her seferinde katla koy kenara da olmazdı. Vazgeçtik..
Sonundaa sallanan oyuncaklardan almaya karar verdik ama bu sefer sıradaki soru: Hangi markanınkini alıcaz? dı. Hepsine bizzat mağazalarda baktım ve sonunda Kiddieland in Sallanan Midillisini kuzuya uygun buldum. Hem sallanıyordu, hem de tekerlekleri vardı. Çok fonksiyonluydu.. Hem kulaklarına basınca titriyor ve ses çıkartıyordu.. Hem de pespembeydi en şekerinden tam da kız çocuğuna özel..
Doğumgünü partisi Zeynep'in evinin olduğu Ayazağa Oyak Sitesi'nin Sosyal Tesisi'ndeydi. Normalde Ayazağa'da dışarıda rüzgarsız bir hava bulup oturmak Eylül ayında pek mümkün değil iken hava sürpriz yaptı ve dışarıda kutlama yapabildik. Sürüyle çocuk vardı partide.. Hepsi boy boy, yaş yaş.. Hatta çoğunun yaşı aynıydı, sadece ayları farklıydı diyebilirim sanırım..:) Efe kah babasıyla kah benimle dolandı durdu sürkeli.. parka gitti, geldi, masalar arasında dolaştı.. Bolca mahlepli kurabiye yedi. Zaten onlar da olmasa hiç yerinde durmuyordu..
Bu arada söylemeden geçemiycem oğlum diye söylemiyorum günün en şık erkeği de oydu vallahi.. Beyaz gömleği, gri pantalonu ve papyonuyla tam bir küçük adam olmuştu ve çoookda yakışmıştı bence bu kıyafet oğluma :)
Zeynep pastasını üfledikten sonra herkesle tek tek fotoğraf çektirdi. Ha 2 kere de pastasına ayağını geçirdi resmen.. Ayakkabı krema içinde kaldı.. :)
Partiyle ilgili detayları Zeyno'nun annesi güzelce yazmış tam da şu adreste: http://zeynolugunler.blogspot.com/2012/09/zeyno-dogumgunu-kutlamalalar-varan-3.html
Ben de günün Efe'li fotoğraflarından bir demet sunayım dedim.. :)
Geçen sene daha Efe 40 günlük bile değilken hastaneye ziyarete gitmiştik ailecek. Şimdi koskoca 1 yıl geçti bile..
Daha nice yaşların olsun Zeynomm hep birlikte, sağlıklı, mutlu,huzurlu.. İleride başarılarını da beraber kutlayalım.. Sonra nişanını, evliliğini inşallaahh.. Senin doğumuna da ziyarete gelelim.. Tecrübelerimizi aktaralım sana.. Olur mu?
2 Ekim 2012 Salı
Anneanne muhallebisi..
Son zamanlarda yoğurdu öğle yemeği ile beraber vermeye başladık Efe'ye. Hal böyle olunca öğleden sonraki ara öğününde meyvenin yanına bir yan yemek daha gerekti. Anneannesi bazen şeker yerine pekmez kattığı tarçınlı,elamlı muffin yaptı, meyve püresi ile karıştırıp yedirdi.Bir keresinde ben tarçınlı kurabiye yaptım yine pekmez ile.. Ama kurabiyeyi daha çok elinde kemire kemire yedi tabi.. Son zamanlardaki favorimiz ise muhallebi..
İşte anneanne eli değmiş muhallebimizin tarifi..
Öncelikle Dr. Oetker'in 5 poşet içeren pirinç unu alınır.. İlgili ürünü şu linkten görebilirsiniz:
http://www.droetker.com.tr/dr.oetker-urunler/306/tatlilar/tatli-yardimcilar/pirinc-unu.aspx
1 poşeti bir tencereye koyuyoruz, 1 paket vanilya da ekleyip bir güzel harmanlıyoruz. 400 mlsütü de ekleyip ateşe koyuyoruz. Önce açık daha sonra orta ateşte çırpma teli ile iyice karıştırarak pişiriyoruz. Kıvamlanana kadar pişiridkten sonra altını kapatıp 1-1,5 çorba kaşığı bal da ekleyip yine çırpma teli ile karıştırıyoruz. Kaselere koyup soğutuyoruz.
Yedirmeden önce üzerine tarçın serpip üstüne de meyve püresi koyuyoruz biz. Ama muhallebi ile meyve püresini birbirine karıştırmadan kaşığa beraberce alarak yediriyoruz..
Pek seviyor kuzucuk.
Zaten ona tatlı olsun da;)
İşte anneanne eli değmiş muhallebimizin tarifi..
Öncelikle Dr. Oetker'in 5 poşet içeren pirinç unu alınır.. İlgili ürünü şu linkten görebilirsiniz:
http://www.droetker.com.tr/dr.oetker-urunler/306/tatlilar/tatli-yardimcilar/pirinc-unu.aspx
1 poşeti bir tencereye koyuyoruz, 1 paket vanilya da ekleyip bir güzel harmanlıyoruz. 400 mlsütü de ekleyip ateşe koyuyoruz. Önce açık daha sonra orta ateşte çırpma teli ile iyice karıştırarak pişiriyoruz. Kıvamlanana kadar pişiridkten sonra altını kapatıp 1-1,5 çorba kaşığı bal da ekleyip yine çırpma teli ile karıştırıyoruz. Kaselere koyup soğutuyoruz.
Yedirmeden önce üzerine tarçın serpip üstüne de meyve püresi koyuyoruz biz. Ama muhallebi ile meyve püresini birbirine karıştırmadan kaşığa beraberce alarak yediriyoruz..
Pek seviyor kuzucuk.
Zaten ona tatlı olsun da;)
26 Eylül 2012 Çarşamba
Fikirdenk
Az önce keşfettiğim ve paylaşmak istediğim bir site Fikirdenk. İki annenin editörlüğünü yaptığı "Annelerin alışveriş rehberi".. Bebek ve anne alışverişi ile ilgili aklınıza gelen herşey ile ilgili bizzat kullananların yorumları burada.
Herşeye örnek isterseniz;
*Alışveriş siteleri
*Fotoğrafçılar
*Kurslar/Oyun grupları vs..
*Aklınıza gelen ve alınabilecek her tür araç gereç,alet edevat(mama sandalyesi,puset, bitki çayları, mama ısıtıcı, park yatağı,emzirme malzemeleri,güvenlik malzemeleri,sağlık/hijyen malzemeleri, bebek odaları,oyuncaklar,kitap ve cd ler,kıyafetler)
*Arabalar (araba derken bildiğimiz otomobil yani..Annelerin kullandığı arabalar ve yaptıkları yorumlar)
Benim hoşuma gitti.. Özellikle kitap,oyuncak vs. alımında bir göz atılabilir diye düşünüyorum. Bazen insan karar veremiyor veya emin olamıyor. Saçma sapan şeyler alıp evi doldurabiliyor.. Bu açıdan faydalı bir site www.fikirdenk.com.
Tavsiye edilir...
Herşeye örnek isterseniz;
*Alışveriş siteleri
*Fotoğrafçılar
*Kurslar/Oyun grupları vs..
*Aklınıza gelen ve alınabilecek her tür araç gereç,alet edevat(mama sandalyesi,puset, bitki çayları, mama ısıtıcı, park yatağı,emzirme malzemeleri,güvenlik malzemeleri,sağlık/hijyen malzemeleri, bebek odaları,oyuncaklar,kitap ve cd ler,kıyafetler)
*Arabalar (araba derken bildiğimiz otomobil yani..Annelerin kullandığı arabalar ve yaptıkları yorumlar)
Benim hoşuma gitti.. Özellikle kitap,oyuncak vs. alımında bir göz atılabilir diye düşünüyorum. Bazen insan karar veremiyor veya emin olamıyor. Saçma sapan şeyler alıp evi doldurabiliyor.. Bu açıdan faydalı bir site www.fikirdenk.com.
Tavsiye edilir...
Neler oluyooorrrr bizeeee?
10 gündür Efe'ye bir haller oldu.. Ağzına yemek sokmakta zorlanıyoruz.. Hatta neredeyse süt haricinde hiçbir şey yemiyor.. Sabah kahvaltıya kesinlikle tepkili.. Daha ne verdiğimize, tadına bakmadan kıyameti kopartıyor. Kazara ağzına alırsa bir lokma hemen diliyle ittiriyor.. Peyniri çok sevmese de yerdi, anında tükürüyor. Tereyağlı,ballı ekmeğe bayılırdı. Peynir yemese bile "bak baall" dediğimiz anda açardı kocaman ağzını..Kahkahalar eşliğinde yerdi.. Şimdi ona bile tepkili. Kahvaltı hak getire..Ne verdiğimizin hiçbir önemi yok!
Bu son 10 günün ilk başlarında günün diğer öğünlerine de tepkiliydi.. Şimdilerde biraz daha iyi gibi..(dilimi ısırayım).. En azından öğle yemeğinin büyük kısmını, öğleden sonra yoğurt+meyve veya muhallebisini falan yiyor gibi.Ama bir şekilde oyalayarak. Dışarıda isek dikkati daha rahat dağıldığı için dahat kolay yiyebiliyor. Akşam yemeği ise biraz daha sorun öğlene göre ama zaten hiçbir zaman öğlen yediği kadar çok yemediği için o konuya o kadar takılmıyorum.. Bir şekilde birşeyler yiyor işte..Oğlum "Kral gibi kahvaltı yap, prens gibi öğle yemeği, fakir gibi akşam yemeği" prensibinin öğle ve akşam yemeği kısmını benimsedi sanırım hayat felsefesi olarak..
Neden böyle oldu anlayamıyoruuzzz.. 4 azı dişinin aynı anda çıkıp üstüne bir de köpek dişlerinin gelmesinin sebep olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu düşünmek istiyorum. Çünkü her diş çıkışında olduğu gibi gece süt tüketimi bir anda arttı kuzumun yine.. Ama hiç böyle olmamıştı..
Bir de geçen akşam, öğlenden kalan Milupa hindili sebze yemeği vardı. Onu verdim, arada da normalde bayıldığı tavuk suyuna şehriye çorbasını ısıtıp yedireyim dedim. Aradaki farkı hemen anlayıp şehriyeleri tükürdü.. Sonra şehriye çorbasının ısıtmadığım kısmından vereyim dedim.. Aynı çorbayı soğuk soğuk bayıla bayıla yedi.. Deli galiba!?? Ama soğuk yemesi de bana dişlerin bu haline sebep olduğu konusunu düşündürttü açıkçası. Yine de kahvaltı öğününde ne verirsek verelim kesinlikle bakmadan reddetmesini anlayamıyoruummm!!
Bakalım bu durum ne kadar sürecek..Bizi izlemeye devam edin anacıııııımmm..
Bu son 10 günün ilk başlarında günün diğer öğünlerine de tepkiliydi.. Şimdilerde biraz daha iyi gibi..(dilimi ısırayım).. En azından öğle yemeğinin büyük kısmını, öğleden sonra yoğurt+meyve veya muhallebisini falan yiyor gibi.Ama bir şekilde oyalayarak. Dışarıda isek dikkati daha rahat dağıldığı için dahat kolay yiyebiliyor. Akşam yemeği ise biraz daha sorun öğlene göre ama zaten hiçbir zaman öğlen yediği kadar çok yemediği için o konuya o kadar takılmıyorum.. Bir şekilde birşeyler yiyor işte..Oğlum "Kral gibi kahvaltı yap, prens gibi öğle yemeği, fakir gibi akşam yemeği" prensibinin öğle ve akşam yemeği kısmını benimsedi sanırım hayat felsefesi olarak..
Neden böyle oldu anlayamıyoruuzzz.. 4 azı dişinin aynı anda çıkıp üstüne bir de köpek dişlerinin gelmesinin sebep olduğunu düşünüyorum, daha doğrusu düşünmek istiyorum. Çünkü her diş çıkışında olduğu gibi gece süt tüketimi bir anda arttı kuzumun yine.. Ama hiç böyle olmamıştı..
Bir de geçen akşam, öğlenden kalan Milupa hindili sebze yemeği vardı. Onu verdim, arada da normalde bayıldığı tavuk suyuna şehriye çorbasını ısıtıp yedireyim dedim. Aradaki farkı hemen anlayıp şehriyeleri tükürdü.. Sonra şehriye çorbasının ısıtmadığım kısmından vereyim dedim.. Aynı çorbayı soğuk soğuk bayıla bayıla yedi.. Deli galiba!?? Ama soğuk yemesi de bana dişlerin bu haline sebep olduğu konusunu düşündürttü açıkçası. Yine de kahvaltı öğününde ne verirsek verelim kesinlikle bakmadan reddetmesini anlayamıyoruummm!!
Bakalım bu durum ne kadar sürecek..Bizi izlemeye devam edin anacıııııımmm..
22 Eylül 2012 Cumartesi
Alanya'dan bir Efe geçti..
Geçtiğimiz bayram, 3 gün de izin alarak 2.tatile çıktık. Bu kez rotamız Alanya oldu. Yazlıktaydık 10 gün... Efe tam anlamıyla artık özgürlüğünü ilan etti bu tatilde.. Ciguli gibi olsa da artık el tutmadan yürüyor. Alanya bu açıdan çok faydalı oldu. E ev yazlık olup eşyayla dolu olmayınca, bütün gün sahilde, çimde olunca bol bol pratik yaptı Efe.. Eh babaanne de evde olunca öğlen 12de yemeğini yedikten sonra uyku için eve götürdük kuzumu.. Akşamüstü 4 gibi de gidip alıyorduk..
Banyoyu bu kadar seven çocuk denize gelince aynı hevesi göstermiyor şimdilik.. Simitin içine ilk koyduğumuzda bir çığlık atıyor, içine oturunca susuyor ama böyle ne bileyim kaderine razı oluyor gibi.. Bu tatilde de böyle oldu.. Arada 2 gün hiç girmek istemedi.. Son 2 gün ise daha keyifle girmeye başlamıştı.. Ayaklarını bile çırpıyordu.. Bu arada sosyetik oğlum kuma basmak istemedi 9 gün boyunca.. Kuma bırakmaya her çalışmamda yapıştı üstüme..Son gün, gider ayak ise kumda yürüdü bol bol..Umarım seneye kadar unutmaz valla kumu ve denizi..:)
Yazlıkta olmanın avantajını biz de kullandık ve 1-2 akşam Efe uyuduktan sonra babaannesine bırakıp Alanya gecelerini kolaçan ettik hala bıraktığımız gibi mi diye..:)
Arada Efe'nin en birinci kankası Deli Zeyna ve ailesi de eşlik ettiler bize.. Ayrıca Zeyno'nun doğum gününü de bu tatilde kutladık hep beraber, Cansu'nun dayısının otelinde..
Bu sene de yaz tatilini geride bıraktık anlayacağınız..Seneye yaza oğlum 1 yaş daha büyümüş olacak.. Daha fazla macera yaşıyacağız hiç şüphesiz..
Banyoyu bu kadar seven çocuk denize gelince aynı hevesi göstermiyor şimdilik.. Simitin içine ilk koyduğumuzda bir çığlık atıyor, içine oturunca susuyor ama böyle ne bileyim kaderine razı oluyor gibi.. Bu tatilde de böyle oldu.. Arada 2 gün hiç girmek istemedi.. Son 2 gün ise daha keyifle girmeye başlamıştı.. Ayaklarını bile çırpıyordu.. Bu arada sosyetik oğlum kuma basmak istemedi 9 gün boyunca.. Kuma bırakmaya her çalışmamda yapıştı üstüme..Son gün, gider ayak ise kumda yürüdü bol bol..Umarım seneye kadar unutmaz valla kumu ve denizi..:)
Yazlıkta olmanın avantajını biz de kullandık ve 1-2 akşam Efe uyuduktan sonra babaannesine bırakıp Alanya gecelerini kolaçan ettik hala bıraktığımız gibi mi diye..:)
Arada Efe'nin en birinci kankası Deli Zeyna ve ailesi de eşlik ettiler bize.. Ayrıca Zeyno'nun doğum gününü de bu tatilde kutladık hep beraber, Cansu'nun dayısının otelinde..
Bu sene de yaz tatilini geride bıraktık anlayacağınız..Seneye yaza oğlum 1 yaş daha büyümüş olacak.. Daha fazla macera yaşıyacağız hiç şüphesiz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)














