Efe'nin yaşı

Lilypie Fourth Birthday tickers

13 Ocak 2012 Cuma

Bir Altan Photography çekimi:)

Yağcıgillerle yaptığımız yeni yıl kutlamalarında, Zeyno'nun erken uyuması sebebiyle gerçekleştiremediğimiz "Noel Baba ve Noel Anne" konulu fotoğraf çekimimizi geçtiğimiz haftasonu yaptık. Sevgili kocacım da fotoğrafları biraz daha güzelleştirdi ve artık yayınlanmaya hazırlar;)..İştee huzurlarınızda Altan Photography farkıyla Yeni yıl çekimi ve Efe ile Zeyno....
Efe, Zeynep'in yakasına yapıştı tüm çekim boyunca.. Hatta bir ara eteğini bile kaldırıyordu... İlker müdahale etmese neler olurdu bilemiyorum artık;) Ama Zeyno da çoookkk tatlı napalım babasııı...


Zeyno bu çekimlerde oğluma pek yüz vermedi. Efe  yaşlandı resmen Zeynep'in peşinde koşmaktan;) Tam Noel Baba oldu kuzumm.. sakal çıkmakla kalmadı.. sakallarına ak bile düştü;)

Dolmuş şöförü Efe..;) Kolunu kenara koymuş, dayı dayı bakıyor...

Oohhh, aldı Zeyno'yu kanatlarının altına.. Keyfine diyecek yok;)



HO HO HOOOOOOO!!!!

10 Ocak 2012 Salı

Lelelele

Dün Efe'nin nenesi, yani benim anneannem gelmişti ziyaretimize. Efe ile pek güzel oynamışlar,vakit geçirmişler. Anneannem, Efe'ye "lelelele" diyip diyip güldürmüş.. Akşam da annem bana göstermek için gösteriyi tekrarladı.. Efe kahkahalarla gülüyor.. Ama ne gülmek.. Katılacak diye korktuk açıkçası.. Buyrun siz de dinleyip gülün:)(dinleyip diyorum çünkü video cep telefonuyla çekildiği için ışık yetersiz kalmış,görüntü simsiyah..Ama zaten burada önemli olan ses..;))

1 Ocak 2012 Pazar

Bizim eve Noel Baba geldi..




2011'i geride bıraktık bile.. Geriye dönüp baktığımda 2011 hem çok güzel,hem yorucu, hem de sıkıntılı bir yıldı.. 2011e girdiğimiz gün canımız çok sıkkındı çünkü ev almaya karar vermiştik ve tam banka kredisi çıkmış ve imza atmaya giderken ev sahibinin vazgeçtiğini öğrenmiştik. Gerçi şimdi iyi ki o kadın vazgeçmiş diyoruz:)Çok daha istediğimiz gibi bir evimiz oldu.Biraz uğraştık ama değdi doğrusu..

2011 iş açısından yorucu bir seneydi. Bolca mesai yaptım. Karnım burnumdayken proje geçiş tarihi de yaklaştığı için oldukça stresli günler geçirdim. Hamileliğimin son ayında çıkan böbrek taşları canımızı çok sıktı, endişelendik.

Ama 2011de tüm tatsızlıkları unutturan Efe geldi aynı zamanda.. Varlığı herşeye değer.. İşte bunun için 2011 benim için en güzel seneydi. Dilerim 2012 çok daha güzel bir sene olur.. Sağlıklı,huzurlu,mutlu anlarla dolu bir yıl geçiririz..

...Bu yılbaşı kutlamasında da annem ve anneannemle beraber bizim evdeydik. Çok keyifli bir gece geçirdik. Güldük, eğlendik. En keyiflisi Efe dedesinin aldığı noel baba kıyafetiyle baldan tatlıydı.. Çok yakıştı oğluma noel babalık. O da yakıştığının farkındaydı herhalde ki bütün gece gülücükler saçtı etrafa.. 22.00-22.30 gibi uyudu her zamanki gibi ama salonda bir faaliyet olduğunun farkında olduğu için sık sık uyanma eğilimindeydi. Saat tam 12 de odasına şöyle bir bakan annem gözlerinin açık olduğunu söyledi.. artık görücez tüm yıl uyanık mı olacak diye..:)


Annecimm, anneannecim iyi yıllaaaarr.. Efe ile dopdolu bir yıl diliyorum size.. Hep böyle gülün olur mu?





Canım oğluumm.. iyi ki varsın.. neşe kaynağımız oldun. Gözünden hiç yaş akmasın bir tanem..Hep böyle kahkahalarla gül sen de..
Ve tabi ki yeni oyuncağın Koko Bird ile bol bol oyna, çekiştir, ısırmaya çalış..


..Yaaaaa şunun mutluluğa bakar mısınıızzz?


Kocacımm kocacıımmm.. 2012de ağzımızın tadı hiiiçç bozulmasın. Az tadilatlı, hatta mümkünse hiç tadilatsız;), sağlıklı, böbrek taşsız, diş ağrısız,bol Efitolu ve bol fotoğraflı, bol paralı, bol gezmeli bir yıl bizi bekliyordur umarım.. :))

Tosun Efe ile Deli Zeyna'dan 2012ye merhaba...

Yılbaşından 1 gün önce Efe'nin biricik arkadaşı Zeynep ve ailesi ön yılbaşı kutlaması için bizdeydiler. Cansu ve Zeynep bir süredir Ankara'da oldukları için yine görüşememiştik. Yeni yıl bahane oldu. Çok keyifli bir gece geçirdik. Gerçi peynir fondü için kullandığımız yanıcı jel tarihi geçmiş olduğu için fazla yandı ve küçük çapta bir yangına maruz kaldık ama olsun. Keyfimizi bozmadık. Olan anneciğimin el emeği göz nuru, özel olarak diktiği kırmızı masa örtüme oldu.. Ama buna da şükür tabi.. Özellikle alevlerin lambaya doğru yükseldiğini düşününce..
Yangın çıktığında ben oturma odasında Efe'nin altını değiştiriyordum. Bir anda kucağında Zeyno ile Cansu geldi korkmuş bir şekilde.. Şimdi düşününce gülüyorum ama o an cidden panik olmuştuk hepimiz..

Efe ile Zeyno yavaş yavaş birbirlerini keşfettiler, artık birbirlerinin farkına vardılar gibime geliyor. Kucaklarımızdalarken birbirlerine el atıp, dokunmaya çalışıp durdular. Hatta bir ara Efe Zeyno'nun üstünü başını çekiştiriyordu..


İkisi de tepki vermeye başladıkça beraber geçirilen zamanlar daha keyifli olmaya başladı. E biraz çocukları şebek de yapıyoruz tabi ama olsun. Onların sayesinde bolca gülüyoruz:) Sanat direktörü İlker ve foto şipşak kocacım oldukça biz daha ne kompozisyonlar oluştururuz tontonlarla kimbilir;)


Bakar mısınız Zeyno Efe'nin tepesine nasıl oturdu?!İkisi de hallerinden gayet memnun gibi;)
Zeyno Efe'nin kafasında saç bulabilse yolacak ama oğlum kel olma yolunda hızla ilerliyor şimdilik..:) Üzgünüm Zeynom..

Efe de "oohh kızı sırtıma aldım babasına rağmen" diyor. Keyfine diyecek yok gibi. "Yuppiii" der gibi gülüyor.:) Bu fotoğraflar çekilirken İlker de sinirden kuduruyor;)Kader İlkercim kader.. Elbet Efe'nin Zeyno'ya "En ince bel senin belin" diyeceği günler de gelecek hiiiç merak etme;)

Cansucum, 2012de de hiç ayrılmayalım. En kötü günümüz bugünkü gibi olsun inşallah. Nice yıllara...

24 Aralık 2011 Cumartesi

Ek besinlere başladıııııkkk!!!!

5.ay kontrolümüzde Efe'nin bu ay 400gr aldığı ortaya çıktı. Yani, büyümesi için gerekli olan vitaminlerin tamamını artık anne sütünden alamıyor olduğu için ek besinlere geçme zamanı gelmişti.
Bu amaçla Nilgün Hanım bir program oluşturdu bize. Buna göre; sabahları işe gitmeden, saat 07.00-07.30 gibi Efe'yi uyuyor olsa bile emziricem. Daha sonra saat 10.30da annem biberonla 150-180ml arası süt içirecek oğluma. Öğleden sonra 14.00da bu ayki ek besinimiz olan havuç-patates karışımı püreyi yiyecek oğlum. Daha sonra saat 17.00da bu sefer 100ml anne sütü içine 4 tepeleme tatlı kaşığı Bebelac Çavdarlı-Mısırlı kaşık maması koyup yediricez. Gerçi henüz hiçbir yerde çavdarlı,mısırlısını bulamadık ama..:(

Sebze püremizin doktorumuz tarafından verilen tarifi şöyle:

Geceden ıslattığımız 1 çay kaşığı esmer pirinç, 1 havuç,1 patates, 1 dal maydanozu 2 kupa su ile haşlıyoruz. Sebzeler yumuşadıktan sonra maydanozu çıkartıyoruz ve tel süzgeçten geçiriyoruz. Daha sonra 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ve 1 çay kaşığı irmik ekleyip 5 dakika daha kaynatıyoruz. Veeeeee enfess, Efe'nin ağzına layık sebze püremiz hazııırrr..Bu ölçüyle yaptığımız püre 2 öğünlük olup ilk öğün sonrası kalanı cam kavanozda saklamamız gerekiyormuş.

Yemek yedireceğimiz zaman ortam değiştirmemizi, oturduğumuz odadan başka yere geçmemizi tavsiye etti Nilgün Hanım. Yemek bitene kadar kesinlikle ağzını, yüzünü silmeyecekmişiz. Böylece ağzını sildiğimizde yemeğin bittiğini anlayacakmış. Ayrıca yemeği 20 dakikada yedirmemiz gerekiyormuş. Bu şekilde bir yemek adabı ve alışkanlığı öğrenecekmiş oğlum.

Bugün ilk denememizi yaptık. Gerçi ikiye böldüğüm pürenin yarısını bile bitiremedi Efe ama olsun..20 dakikada, ilk sefer için çok da fena değil bence..

İlk denememizde Efe sürekli suratını buruşturma ve dolayısıyla tükürme hareketi yaptı. Arada güldü ama çoğu zaman ağlamaklı oldu, "anne bu ne şimdi? nerede benim sadık dostlarım memeler?bu tatsız şeyi niye bana yediriyorsun?" akışları attı.. Sonlara doğru iyice söylenmeye başlayınca, e zaman da dolunca arkası yarın dedim ve sildim oğlumun ağzını bir güzel.. Henüz mama sandalyesi almadığımız için ana kucağını mutfak sandalyesinin üstüne koyup orada yedirdik. Önümüzdeki hafta alıcaz inşallah şöyle güzel bir tane....

Beni siz uyutmadınız, ben kendim uyudum,gururluyum duruşu:)